Orman yangınları: Doğrular ve yanlışlar

* Bu içerik Teyit.org işbirliğiyle hazırlanmıştır.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde çıkan orman yangınları günlerdir sürüyor. Yangınların başladığı ilk andan itibaren internette çok sayıda yanlış bilgi yayılmaya başladı. İşte orman yangınlarıyla ilgili doğrular ve yanlışlar.

İlk saatlerde paylaşılan kimi çarpıcı fotoğraf ve videolar güncel değildi

Ülkenin dört bir yanındaki orman yangınlarının gündem olduğu ve sosyal medyada konuşulmaya başladığı ilk anlardan itibaren Türkiye’deki yangın bölgelerinden olduğu iddiasıyla çok sayıda fotoğraf ve video paylaşıldı. Viralleşen bu dramatik görsellerin bir kısmı eski tarihli ve başka lokasyonlarda gerçekleşen yangınlardandı. Yunanistan, Kaliforniya, İran, Irak, Avustralya yangınlarına ait fotoğraflar Türkiye’den ve güncelmiş gibi paylaşıldı.

Orman yangınlarının kasten çıkarıldığı iddiası yanlış

Yangınlarla ilgili sosyal medyada, haber ajanslarında ve basında dile getirilen iddiaların bir kısmı da, orman yangınlarının kasten çıkarıldığını söylüyordu. Bu paylaşımlardan bazıları ormanların ‘rant için’ bazıları da ‘terörist gayelerle’ çıkarıldığını savunuyordu. Ancak şu ana kadar orman yangınlarının kasten çıkarıldığı iddiasını destekleyecek soruşturma ya da kovuşturmalardan tamamlanan biri yok. 

  • Manisa’da gözaltına alınanlar: İddialardan biri Manisa’da gözaltına alınan iki kişinin orman yangınlarıyla ilgili olduğuna dairdi. Manisa Valiliği bu kişilerin orman yangınlarıyla ilgili olmadığını ve serbest bırakıldığını açıkladı. Haberin sahibi, DHA haberi kaldırdı.
  • Adalar’da gözaltına alınanlar: Bir diğer iddia İstanbul Adalar’da yangın çıkarmaya çalışan terör örgütü bağlantılı üç kişinin yakalandığına dairdi. Haberlerde bu kişilerin benzin bidonuyla yakalandığı iddia edilse de, benzinin yağ dolu olduğu anlaşıldı. Serbest bırakılan şahısların terör ile kanıtlanmış bir bağı olmadığı ise adli sicil kayıtlarında görülüyor.
  • Datça’daki torpiller: Datça’da yangın çıkarmak için ormanlık alana torpil bırakıldığı da iddialar arasındaydı. Datça’nın Aktur Tatil Sitesi yakınında 29 Temmuz’da çıkan yangından sonra jandarma soruşturma başlattı. Soruşturma sonucunda görgü tanıklarının ifadeleri üzerine dokuz on yaşlarındaki dört çocuk gözlem altına alındı. Pedagog eşliğinde ifadesi alınan bölge çocuklarının torpilleri oyun oynama amaçlı oraya götürdükleri ortaya çıktı. Uzmanlara göre tutuşturulmamış torpillerin açık havada kendiliğinden patlayıp yangına sebep olması düşük bir olasılık.

Kundaklama sanılan görüntüler ‘karşı ateş’ uygulaması

Orman yangınlarıyla mücadelede sıkça kullanılan bir teknik olan ‘karşı ateş’ uygulamasına dair görüntüler (yukarıda) yangınların kundaklama olduğu, drone veya uydular ile çıkarıldığı, yahut ormanların lazer ile yakıldığı iddiasıyla ilişkilendirildi. ‘Karşı ateş’, hızla ilerleyen yangının önündeki yanıcı maddeleri elimine ederek yangının büyümeden kontrol altına alınmasını sağlamak için çıkarılıyor.

Yangın ve deprem gibi kriz anlarında kimi teknik bilgilerin herkesçe bilinmemesi var olan görüntü ve bilgilerin hatalı ilişkilendirilmesine ve yanlış bilginin yayılmasına yol açabiliyor.

Mevcut kızılçam ormanlarının Marshall yardımlarıyla dikildiği iddiası yanlış

Fotoğraf: AA

Sosyal medya platformlarında zaman zaman yayılan ve son olarak Sözcü yazarı Rahmi Turan’ın yazısında dile getirdiği iddiaya göre, Türkiye’deki kızılçam ağaçları Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen Marshall yardımlarıyla 1947 itibariyle dikildi. Ancak çam 23 milyon yıldır Anadolu’da yetişiyor ve kızılçam da bunlardan biri. Çam yapısal olarak kolay tutuşan ağaçlardan biri olduğundan, yangın çıkması ve yayılması daha kolay.

Yangın söndürme uçakları etrafındaki iddialar

Fotoğraf: thkgokcen.com.tr

Orman yangınları sırasında yangın söndürme uçakları etrafında çok sayıda iddia gündeme geldi. 

  • Türkiye’nin afetin ilk günlerinde alevlere üç kiralık uçakla müdahale ettiği iddiası doğru. Bilgi Türk Hava Kurumu’nun 29 Temmuz 2021 tarihli yazılı açıklamasına dayanıyor. Benzer bir risk ile yaşayan Akdeniz ülkelerinden Yunanistan’ın en az 33, Fransa’nın 26, İspanya’nın 17, İtalya’nın 15 söndürme uçağı var.
  • Dünyanın en büyük yangın söndürme uçağının Türkiye’ye geldiği iddiası yanlış. Türkiye’de şu anda supertanker olarak bilinen uçak değil, CL-415, Beriev BE-200 ve farklı modellerde yangın söndürme uçak ve helikopterleri kullanılıyor.
  • Hırvatistan’dan gelen uçağın THK’nin ateş kuşlarıyla aynı model olduğu iddiası yanlış. ‘Ateş kuşu’ ismiyle anılan uçakların modeli CL-215. Hırvatistan’ın gönderdiği uçağın modeli CL-415. CL-415, CL-215’ten geliştirilmiş üst modeli. 
  • THK’nın yerdeki yangın söndürme uçaklarının görülmesini engellemek için harita uygulamalarını sansürlettiği iddiası yanlış. THK’ya ait uçaklar Google ve Apple’ın harita servislerinde  görülebiliyor. Yandex Haritalar’daki buzlu görüntünün sebebi ise şirketin askeri arazileri göstermeme politikası.

‘#helpturkey’ kampanyası etrafındaki iddialar

Orman yangınlarının güçlenmesi ve söndürme faaliyetlerinin kamuoyunu tatmin etmemesi sonrası, sosyal medyada #helpturkey etiketiyle bir kampanya başlatıldı. Kullanıcılar Türkiye’ye uluslararası destek çağrısında bulundu.

#hepturkey etikteinin hikayesi: Bu kampanyanın planlı bir ‘algı operasyonu’ olduğu ve yurtdışından yönetildiği iddia edildi. Etiket ile atılmış ilk 500 bin tweeti inceledik. Yaptığımız incelemede bu etiketin ilk olarak 29 Temmuz günü saat 17.52’de ülkedeki yangınlar bağlamında kullanıldığını tespit ettik. Tweeti atan 14 takipçili kullanıcının 11 Nisan 2012’den 29 Temmuz 2021 tarihine kadar herhangi bir tweet atmaması yahut o tarihe kadar olan tweetlerini silmiş olması ile profil fotoğrafının sahte olması,  hesabın otantik olmadığı çıkarımını güçlendiriyor.

Ancak etiketin 1 Ağustos günü saat 22.46’da Danla Biliç ve Gülben Ergen gibi ünlü isimlerin gönderileriyle başlayan ve artan hareketliliğinin asıl sebebi çok takipçili ve onaylı hesapların dahli. Veriler, etiketin bu paylaşımlar sonrası çoğunlukla organik büyüyerek milyonlarca kullanıcının gündemine girdiğini gösteriyor.

Sabah yazarı Hilal Kaplan’ın #helpturkey bağlamında dile getirdiği ve Avustralya yangınları esnasında Avusturalya’ya yardım kampanyaların olmadığı iddiası doğru değil. Geçmişe dönüp bakıldığında Eylül 2019’da başlayan ve 240 gün süren Avustralya’daki orman yangınları ile ilgili açılmış ‘AustralianFires’, ‘#AustralianBushfires’ ve ‘#supportingaustralia’ gibi birçok etikete ulaşmak mümkün.

Türkiye’nin orman yangınlarına müdahalede en hızlı ülke olduğu iddiası yanlış

Fotoğraf: AA

A Haber, Türkiye orman yangınlarına müdahalede en hızlı ülke olduğunu iddia etti. Ancak haberde referans verilen Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi 2020 tarihli raporunda Türkiye’nin yangınlara müdahalede en hızlı ülke olduğunu ortaya koyan bir veri bulunmuyor.

Turizmi Teşvik Kanunu’ndaki değişikliğin kapsamıyla ilgili iddia

Fotoğraf: Reuters

Orman yangınları başlamışken Turizm Teşvik Kanunu’nda değişiklik yapılması da tartışma konusu oldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy değişikliğin yetki sınırlamasından ibaret olduğunu iddia etti. Ancak değişiklik ile kamu yararı görülmesi halinde ormanlar dahil devlet tasarrufundaki arazileri turizm merkezi ilan etme yetkisi sadece cumhurbaşkanına veriliyor.

Kriz ve afet durumlarında yanlış bilgiye karşı neler yapabilirsiniz?

Yangın ve deprem gibi kriz anlarında internette yanlış bilgi hızla yayılabiliyor. Bilgiyi yaygınlaştırmak amacıyla veya duygusal tepkileri dışavurmak için paylaşılan teyitsiz içerikler, yanlış bilginin yayılım hızını artırıyor. 

İşte internet kullanıcısı olarak yanlış bilgiye karşı alabileceğiniz önlemler:

  • Karşılaştığınız bilgileri hemen doğruymuş gibi kabul etmeyin. Paylaşmadan önce frene basın.
  • Bilginin kaynağını sorgulayın, mümkünse farklı kaynaklardan faydalanın. Geçerli bilgi verdiğinden emin olduğunuz mecraları kaynak kabul edin.
  • Önünüze düşen bilgi ve görsellerin güncelliğini kontrol edin. Arama motorlarının tersine görsel arama ve tarih aralıklı arama özelliklerini kullanın.
  • Karşılaştığınız bir iddiayı en az iki farklı kaynaktan doğrulamaya çalışın.
  • Yanlış bilgi paylaşanları uyarın ve doğru bilgiyi kaynağıyla birlikte gönderin. 
  • Şüphelendiğiniz bilgileri araştırılması için Teyit gibi doğrulama platformlarına iletin.

* Bu içerik Teyit.org işbirliğiyle hazırlanmıştır.