Neden bundan sonra da düşecek biliyor musunuz? 301 madencinin ölmesinden sonra bile, madenlerde “hayat odasını” zorunluluk haline getirmeyi lüks olarak gören bu hükumetin, tam iki bin hayat odası değerinde bir başkanlık sarayını yaptırması bir rahatsızlık yaratmadığı için…
Yıkılan köprüyü, yıkılan kayak pistini, 301 madenciye mezar olan maden ocağını, yere çakılan asansörü yapanların ve işletenlerin tamamının, bu hükumetten ihale alan, ayrıcalıklı ve imtiyazlı işadamları olmaları bile “bu işte ciddi bir yanlışlık var” dedirtemediği için…
“İşin fıtratı”, “şehit oldular” falan denildiğinde, bu toplum kendi zekasına yapılmış bir hakaret görmediği için…İş kazalarında Avrupa birincisi, dünya bilmem kaçıncısı olmamız nasıl “işin fıtratında” olabilir; Allah’ın bize bir garezi mi var ki, bu ülkede de her gün 5-6 işçi ölüyor diye sormadığımız için…
Ve en kötüsü, Soma katliamı gibi, asansör katliamı gibi facialar omuzlarımızdan tutup sarsamadığı, herşeyi kısa bir süre içinde unuttuğumuz için… Yine olacak, yine içimiz yanacak…