İster istemez, “zor bir dönemden geçiyoruz, önce bu badireyi atlatalım” deyip, “şimdi”ye yoğunlaşmak durumundayız.
Bu nedenle aklı başında herkes, özetle, “bir felaketin ardından önce ortak çıkış yolu bulmaya kafa yoralım” diyor, “bu darboğazdan çıkış siyasi uzlaşma ve daha az değil, fazla demokrasi” diyor.
İktidar partisi ve lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönde umut vaat eden işaretler verdi, ama diğer yandan OHAL kararnameleri ve FETÖ ile mücadele çerçevesi şimdiden toplumsal barışı tehlikeye sürükleyecek bir hatta savruluyor.
Halihazırda, Gülen grubuna gönül vermiş sıradan insanlar, onların gazetelerinde yazmış, savunmuş, desteklemiş olanlar ile “darbeci” olan arasındaki ayrım silinmiş vaziyette.