Bu ülkeyi, öncelikleri partilerinin bekası olanlar yönetiyor. Daha doğrusu adam gibi yönetemedikleri ölçüde, sindiriyor, susturuyor, bastırıyor. Tüm devlet gücü ellerinde, kayıt, kuyut yok artık, her şey kılıfına uydurulabiliyor.
Pek çok kuş beyinli, küresel komplo hezeyanlarını daha fazla allayıp pulluyor. Bir sürü hafif sıklet adam/kadın güya “ağırbaşlı” ve sonu mutlaka iktidarı aklamaya çıkan yazı yazmaya çalışıyor. Bir sürü dünyayı, yaşadıkları ülkeyi, insanı, hayatı tanımaktan aciz adam, marazi dünyalarından kafayı bir türlü kaldıramıyor ki, etraftaki dehşet verici tabloyu görsün.
…Ne demek “iktidarı sorumlu tutmayalım”? Gerçek sorumlu onlar; güvenlik adına özgürlüklerimizi rehine aldılar, güvenlik bile sağlayamıyorlar.
Soma’da üç yüz kişi toprağa gömüldü, istifa etmediler, daha sonra da, başka olaylardan sonra da etmediler; utanmaları sıkılmaları yok. Hepsi emir erliğine gönül indirme karşılığında oralara yükselmiş insanlar, tıpkı asansör mekanizması gibi, pek çok durumda, ağırlık ne kadar derine düşerse mevki o kadar yukarı çıkıyor.
Öyle olduğu için, şimdi de istifa etmeyecekler. Bunlar bildiğiniz gibi bir iktidar değil. Kendilerini ülkenin tek sahibi, gerçek temsilcisi; diğerlerinin hepsini hain, bozguncu, terörist sayıyorlar. Her şeyi marazi dünya görüşleri çerçevesinde algılıyorlar, “dar görüşlülük”lerini “kişiliklilik” sanıyorlar.
Ülke yıkılsa, tek dertleri kendilerinden başka herkesi suçlamak olacak, hiç kuşkunuz olmasın. Gidiş o gidiş!