Ortadoğu üzerine atış serbest, aklına esen büyük analizlere girişebiliyor, büyük iddialar ortaya atabiliyor.
Unutmayalım ki bu noktada “üzerinde konuşmak için bilmeye gerek duymamak” sıradan bir cahil cesareti meselesi değil, daha doğrusu ondan ibaret değil. Tam tersine, en kötüsünden bir “hakir görme biçimi”, “üzerinde konuşmak için bilmeye gerek bile duymama biçiminde bir küçümseme”, yani oryantalizmin yeni ve en berbat biçimlerinden biri.
Keşke mesele sadece bilmemek olsun, o bile değil, en iyi ihtimalle üçüncü sınıf Batı-Osmanlı/ Türk karması bir oryantalist heyheylenme.
Kısacası, nereden baksanız zavallı bir durum, ama masum değil, muzır bir zavallılık. “Ağır adam” pozuyla, Ortadoğu üzerine ahkâm kesmenin dayanılmaz hafifliği.