ABD’de, St. Louis kentinde, Ferguson semtinde –siyahi genç Micheal Brown’un polis tarafından öldürülmesi üzerine- çıkan olaylar, bizim Gezi karşıtı “Yeni Türkiye” sevdalısı arkadaşları pek sevindirdi. “Bak orada da oluyor” diye, polisin göz yaşartıcı gazla müdahalesini örnek gösteriyorlar.
Dünyanın her yerinde, yetkisini aşan polis, mağdur vatandaş, zalim idareci olur ama kendini bilen insanlar bunun karşısında yer alırlar. Bu bir… Ayrıca, haberleri okursanız, ABD Başkanı Obama’nın takındığı tavır bizimkine hiç benzemiyor.
Ne yapıyor Obama? Hemen tatilini yarıda kesiyor, bir basın toplantısı düzenliyor; ABD’deki ifade özgürlüğünü hatırlatarak, polisin ağır askeri teçhizat kullanmasının tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor. Adalet Bakanı’nı olay yerine yollayıp, soruşturmanın titiz bir şekilde takip edileceğini belirtiyor. Bizdeki gibi, görüntü alan kameralar karartılmıyor. Kaldı ki Ferguson olaylarında, Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert gibi acı kayıplar var mı? Ya da Obama, polisin öldürdüğü Micheal Brown’un aslen bir terörist olduğunu söyleyip, annesini miting meydanında yuhalattı mı?
Ailenin acısına ortak olmayı reddederek, dayak yiyen yandaş bir kız hayaline sarıldı mı? Ya da peş peşe mitingler düzenleyip, Ferguson’daki göstericilere karşı gövde gösterisi mi yaptı? Obama herkesin başkanı gibi mi davrandı? Yoksa göstericilere, “Fergusonzekâlı” diyerek, onları hasım mı ilân etti? ABD halkını “bizden” ya da “bizden değil” diye ikiye mi böldü? Hadiseleri yazan, yorumlayan gazetecileri işten mi attırmaya çalıştı?