Nazlı Ilıcak: Demokrasiye tuzak kuranların hepsi, bir bir cezaevinden çıktılar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ahmet Hakan, geçmişte AK Parti hükümetine karşı çeşitli tertipler içine giren askerler ve asker yakınlarıyla konuşmasını sürdürüyor. Bu defa da, Atabeyler sanığı pilot Yüzbaşı Murat Eren’in eşi Hande Eren’e sütunlarını açmış. Tabii, tıpkı Balyoz ve Ergenekon’da olduğu gibi, gene ‘Cemaat’in kumpası’ söz konusu!!!

Demokrasiye tuzak kuranların hepsi, bir bir cezaevinden çıktılar. Tek asker Murat Eren kaldı. Bunca adaletsizliğin ve hukuksuzluğun hüküm sürdüğü günümüz Türkiye’sinde, yegâne derdimiz bu!

Oysa Mehmet Baransu, 14 aydır cezaevinde. Hâlâ Balyoz iddianamesi yazılmadı; 3 kere savcı değiştirildi. Anayasa Mahkemesi’ne müracaat etti. 10 aydır dosyası ele alınmadı. Tam bir çifte standart! Anayasa Mahkemesi, daha sonra başvuran Can Dündar ve Erdem Gül’ün durumunu inceledi ve tahliyelerine yol açan bir karar verdi. Ama Baransu’nun dosyası hasıraltı…

Peki Murat Eren niye hapiste? Eren, Cemaat’in kurbanı mı? Eşine sorarsanız, evet… Çünkü bugün, geçer akçe bu! Hâlbuki Eren, sadece üzerine ‘Cemaatçi’ yaftası yapıştırılan Özel Yetkili 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahkûm edilmedi. Aynı zamanda Genelkurmay Askeri Mahkemesi de, devletin gizli belgelerini ihtiva eden ‘200 no’lu CD’yi bulundurmaktan dolayı onu 4 yıl hapis cezasına çarptırdı; Askeri Yargıtay da bunu onadı.

Nazlı Ilıcak’ın yazısı