Seçimlerden sonra MHP iyi imtihan vermedi. Bırakınız sandıktan çıkmış ve milyonlarca insanın oyunu almış HDP’ye karşı güttüğü düşmanlığın yakışıksızlığını, bu düşmanlık yüzünden birçok imkânı, imkânsız hale getirdi: Deniz Baykal Meclis Başkanı seçilemedi. CHP-MHP koalisyonu kurulup, yolsuzlukların hesabı hemen sorulamadı. Hatta Bahçeli, kendisine de kıydı; başbakan olabilirdi, olamadı.
Bir de, pot üstüne pot kırıyorlar… Bahçeli ve çekik göz tartışması sosyal medyayı sarstı. MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu’nun sözleri de derin infial yarattı. Halaçoğlu: “Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda diyeceklerdi ki, AKP’nin tabiriyle ‘Baykal’ı seçtiniz. Muhalif adı altında, dinsiz imansız bir partinin adamını tercih ettiniz’ diye bize yükleneceklerdi.”
Tabii Halaçoğlu’nun konuşmasında bir nüans var; “AKP’nin tabiriyle” diyerek, bu yakışıksız cümleyi, sözde AK Partililer’e mal ediyor. Ama CHP’yi “dinsiz parti” diye afişe eden de kendisi oluyor; diğerlerinin ağzından öyle bir söz çıkmıyor. İnsanları böylesine etiketlemek, “dindar-dinsiz” diye ayırımcılık yapmak, demokrasiden en ufak nasibini almış olan bir kimseye yakışır mı? Birine “PKK’lı” diyeceksin, diğerine “dinsiz”, öbürüne “yolsuz”… Peki seçmen Meclis’i tıkayan partiden hesap sormayacak mı?