Bu iş, böcek olayıyla başladı. (Aralık 2011) O tarihte, Erdoğan’a böceğin, Cemaat’e yakın polisler tarafından odasına yerleştirildiği söylendi. Güven bunalımı yaratıldı. Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı birkaç ay önce açıkladı: “Bir heyet gitti Sayın Başbakan’a, dedi ki: (Taa bu olaylar ilk çıktığı zamandan bahsediyorum) ‘Yav Allah rızası için bu böceği koyan ahlâksız kimse, bu şerefsizi bul biz de beraber yüzüne tükürelim. Eğer bizimle doğrudan veya dolaylı selâmı-kelâmı varsa biz de yazıklar olsun sana diyelim.”
Zaten o tarihte, yani Aralık 2011’de, seçimlerin üzerinden henüz 6 ay geçmişti; Cemaat, 2011 genel seçimlerinde kapı kapı dolaşarak AK Parti’yi desteklemişti. Niçin böyle bir tuzak kursun? Belli ki, Erdoğan’ı birileri ikna ederek, bugünkü feci tabloya doğru adım adım onu yönlendirdi.
“Kusur çevresinde, kendisinin hiçbir kabahati yok” diyemeyeceğim. Büyük bir güç zehirlenmesi de yaşandı. Erdoğan, her şeye muktedir olduğunu ve kimsenin kendisinden hesap soramayacağını zannetti. Bu işe en çok üzülenlerden biriyim. 40 yıl düşünsem, böyle bir son aklıma gelmezdi. “Yeni Türkiye’ye ilk adım atılmışken ne sonu” diye sorabilirsiniz. Bence, bütün bu yaşananlar, “sonun başlangıcı”.