Başörtüsü konusunun birden bire gündeme getirilmesini samimi görmüyorum. Sanki amaç, başörtüsünü serbest bırakmak değil gündemi gölgelemek. Üstelik bu tasarrufu bir ‘özgürlük hamlesi’ gibi sunmayı da doğru bulmuyorum. Sünni Müslüman halkın inanç özgürlüğünü tam hakkıyla kullanması gerekir. Bu noktada engeller kaldırılmalıdır. Ama Türkiye’de bugün, hak, hukuk, adalet, hürriyet, hepsi ayaklar altında. Basın suskun, işadamı korkuyor, adalet yaralı… Hayrünnisa Gül bile 28 Şubat’a göre daha ağır şartlardan söz ediyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “Zorunlu din derslerinde Sünni ağırlıklı bir müfredat mevcut” dedi. Ahmet Davutoğlu, bu karara uyulmayacağının işaretlerini verdi. Kürtler ana dilde eğitim hakkından mahrum.
İktidarın okullarda başörtüsünü serbest bırakırken, diğer taleplere sırtını çevirmesini, “tek kanatlı kuşu uçurmaya çabalamak” gibi değerlendiriyorum.
AK Parti penceresinden, “özgürlük” denilince, sadece İmam Hatip ve başörtüsünün görüldüğü bir kere daha anlaşılmış oldu.