Musul rehinesi ataşe: Keşke aileler tahliye edilseydi…

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) elinde 101 gün tutulduktan sonra serbest bırakılan rehinelerden Ticaret Ataşesi Mehmet Argüç, rehin alındıkları günü ve sonrasında yaşananları anlattı. Argüç, konsolostukta baskının bir gün öncesine kadar evrakları yaktıklarını, etraflarının bir anda sarıldığını anlattı.

Argüç, esaret boyunca IŞİD militanlarının ellerini ve gözlerini bağladığını, pranga taktıklarını, infaz videoları izlettiklerini de söyledi.

‘Ankara teslim olun dedi’

hurriyet rehine

Hürriyet’ten Sevil Erkuş’a konuşan Argüç, baskın günü yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Konsoloslukta evraklar yakıldı. Bir gün öncesine kadar çıkalım denildi. Konsolos, dışarı çıkıldığı an çevrelenebileceğimizi söyledi. ‘Bizi göndermezler’ dedi. Bize bir şey yapılmayacağını söyledi. Oradaki bir Türkmenden ya da bizim orada çalışandan aldığımız bilgi doğrultusunda bize bir şey yapılmayacağı bilgisi verildi. Hiç beklenmedik bir anda Başkonsolosluğun etrafını 500-1000 kişi sardı.

Binanın önüne eski arabalar yerleştirilmiş, bomba koymuşlar. Çarpışma olursa patlatacaklar. Bağırıp kapıları dövüyorlar açın diye. İçlerinde beyaz kıyafetli bir Türkmen, yerel halktan bir firma yetkilisi, beş 10 kez ofisime geldiğini biliyorum. Tercümanlık yapıyor. 10 dakika içinde konsolosluğu terk edeceksiniz dediler. Direnme olmadı, olamaz. Silahları teslim edin dediler. Başkonsolos Öztürk bey Türkiye’yle bağlantı kurdu. Dediler ki verin. Verdiler.”

Başkonsolos Öztürk Yılmaz
Başkonsolos Öztürk Yılmaz

 

Argüç, rehin alındıkları günden bu yana tartışılan ve resmi kurumların net konuşmadığı ‘tahliye emri’ alıp almadıklarıyla ilgili ise, “Ankara’dan tahliye talimatı gelip gelmediğini, kriptoları ben okumadığım için bilemem. Ama ailelerin dışında olan herkesi üzen bu konuydu. Keşke onlar gitseydi. IŞİD’in saldırı haberleri çıktığında keşke hemen gönderilebilseydi” diye konuştu.

Argüç, rehine krizinin ilk günlerinden itibaren medyaya getirilen yayın yasağına ise, “İyi ki mahkeme kararıyla yasak çıkmış. Çünkü bunlar acımasız, Türkiye’deki tepkilere göre birimizin kellesi gidebilirdi” yorumunu yaptı.

IŞİD rehinelere pranga vurmuş

Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu
Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu.

 

Rehin alındıkları süre boyunca sekiz kez yerleri değiştirilen rehinelerin bir kez de ayaklarına prangalar vurulmuş, Argüç, o güne dair şunları anlattı: “Daha sonra götürdükleri bir okul binasının tepesinde pır pır uçakları uçmaya başladı. 50 metre ötemize varil bombası düştü. Maliki’nin talimatı dediler. Kapı, pencere, cam dağıldı. Maliki ve İran’ın bizi öldürmek istediğini söylüyorlardı. Orada ayağımıza prangalar vurdular, ellerimizi kelepçelediler, gözlerimizi bağladılar. Neden yaptılar bilmiyoruz. Oranın valisi bu olaya çok üzüldü.”

‘İnfaz videolarını getirdiler’

Mehmet Argüç’ün anlatımına göre, IŞİD toplu infaz içeren propaganda videolarını kendilerine de izletmiş.

IŞİD’in başarısının videolarla yaptıkları propaganda olduğunu söyleyen Argüç, “Masaya cihaz koyup çektikleri videoları gösteriyorlardı. Zorla değil, isteyen gelsin izlesin diye. Baktım öldürdükleri insanın kafasına kurşun yağdırmaya devam ediyorlar. Bu izlenir mi? Gazetecilerin infazını televizyondan izleyenler olmuştu, ben izlemedim” dedi.

Argüç, bazı militanların kendilerine çok iyi davrandığını, hatta ‘Sizi niye tutuyorlar’ diyenlerin dahi olduğunu söyledi. Öyle ki bazıları serbest kaldıklarında da sevinmiş: “IŞİD’çilere veda eden oldu. Ama onlar bizden uzak durdular. Komutanları oradayken bizimle olan samimiyeti göstermek istemediler. Sadece birbirimize el işareti yaptık ama gözlerinde o mutluluğu gördüm. Bizim oradan ayrılmamızdan mutlu olduklarını gözlerinde gördüm.”