Kayseri’de yaşanan ve başka şehirlere tatsız olaylar üzerinde daha fazla düşünmek, kafa yormak gerekiyor. Saldırganların çeşitli suçlardan sabıkalı olduğunun ortaya çıkması toplumdaki mülteci tepkisinin boyutunu görmezden gelmemize mazeret teşkil etmemeli. Eş zamanlı olarak, özellikle Suriye’de yaşanan olayların peşine sosyal medyaya yansıyan dil ve öfke rüzgarı ise asla dikkatten kaçmamalı.
Suriyeli göçmenler sadece son olaylardan dolayı değil baştan beri savunmasızdır ve seslerini çıkaramayacak kadar tedirgindir.
Ülkemize bizim davet ettiğimiz ve misafirimiz olarak kabul ettiğimiz bu insanlara karşı yapılanlar insanlık ayıbıdır ve tekrarlanmaması için acilen önlem alınmalıdır. Suriyeliler Türkiye’ye can güvenlikleri olmadığı için geldiler ve geri dönecek olurlarsa yine can güvenlikleri yoktur. Yani, onları kovmak ölüme gitmelerini istemektir.
Mülteci meselesi büyük ve sıkıntılı ve de yakın gelecekte bir çözüm görünmüyor ama sıkıntıyı daha fazla büyütmemek elimizdedir. Bunu da sosyal gerilim ve çatışma potansiyelinin aktif hale gelmesini önleyerek, bunu için çaba göstererek yapabiliriz. Suriyelileri bir an önce geri göndermek isteyenlerin pek duymak istediği bir tavsiye olmasa da tek yol “gerçekçi olmak”tan geçiyor. Gerçekçi olmanın ilk şartı da mevcut durumu kabullenmektir.
Mevcut durum Suriyeliler göre göndermeyi planlamadan, dönecekleri yeri güvenli hale getirmeyi gerektiriyor.