Mustafa Karaalioğlu: Siyasette 'altın hisse' düzeni bitti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Cumhurbaşkanı’nı Meclis’e dahi seçtirmekte zorlanan bir ülkeden, bu en kritik kararı doğrudan halkın verdiği öngörülebilir bir devlete ulaştık. Öngörülebilir olmak, belki de siyasal sistemimizin ve hukuk devleti varlığımızın en büyük eksikliğiydi. Anayasada, kanunda, mevzuatta satır satır kesinlikte yazılmış olan hükümler bile bir gecede değişebiliyordu. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay, rejimi korumak gibi kendilerinden menkul bir vazifeyle apaçık demokrasiye karşı bir pozisyon takınmışlardı.

Parti kapatma kararlarından, siyasi yasaklara, 367 rezaletinden parlamentonun aldığı anayasa değişikliği kararlarını esastan bozmaya kadar sayısız örnek 2010 yılına kadar hüküm sürdü bu ülkede. Her alanda, öngörülemez, sonu tahmin edilemez, ileriye yönelik hesap yapılamaz ikinci sınıf bir cumhuriyet manzarası hakimdi. 2011 seçimlerine kadar sistemin altın hissesi her durumda vesayet kurumlarının portföyünde bulunuyordu.

Siyasetin, Meclis’in ve hukuk sisteminin patronluğunu vesayet kurumlarına angaje eden altın hisse düzeni artık yoktur. Hisselerin tamamı toplumun elinde bulunmaktadır.

Mustafa Karaalioğlu’nun yazısı