Mustafa Karaalioğlu: Siyaset istifade edecekse her fetvayı mümkün gören zihniyet

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Temel meselelerimiz arasında sayılan birçok problemden daha önemlisi, “iktidar müslümanlığı” haline gelen; siyaset istifade edecekse her fetvayı, her ruhsatı mümkün gören zihniyettir. Dinin hedefini siyasi iktidar, dindarlığı siyasal kudret ve en nihayet imanı güç oyununun malzemesi zanneden bir zihniyet.

Bu zihniyet birden ortaya çıkmadı, bu rüzgar durup dururken esmedi. Hepsi adım adım, hatta sindire sindire geldi. Önce iktidar lezzeti tadıldı, ardından biraz daha fazlası arzulanır oldu ve en nihayet bütün zevkler gibi bağımlılık halini aldı.

İktidar gücünden zerre miktar eksilecek olursa dine ve dindarlığa halel geleceği kanaati böylelikle en kesin ve tartışılmaz fikir haline geldi.

Dinde, gelenekte ve insanlık tecrübesinde olmayan türlü cevazları bol kepçeden yağdıran din adamı grubu da fetvalarıyla bu düzene eşlik edince, mevcut tabloya vasıl olduk elhamdülillah!

Siyaset sınıfı değerleri korumak bahanesiyle tam aksine onları yıpratıp değersizleştirirken, destekçileri ve sokaktaki takipçileri de aynı yolu izledi. Lider, işine gelince nass ile herkesi susturup, sonra nass’ı olmadık ekonomik felaketlere alet edip, işler sarpa sarınca geri dönüp en yüksek faizi verince; destekçileri de kendi hayatlarında aynı yolu izlemekte beis görmez oldu.

İktidarı korumak ve iktidarın bir parçası olmak hiyerarşisi böyle pragmatik örneklerle kuruldu. Gücü korumak için bütün değerler feda edilebilir oldu.

Mustafa Karaalioğlu’nun yazısı