2 Temmuz 1993 Cuma günü öğleden sonra Sivas muhabirimiz Hatice Biçer’in tedirgin telefonuyla hepimiz gerildik. O gün Cumhuriyet Gazetesi İstanbul Haber Merkezi Müdürü’ydüm. Hatice, “Burada kötü şeyler olacak, ortam çok gergin” diyordu. Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri vardı. Büyük çoğunluğu Ankara’dan, İstanbul’dan pek çok sanatçı, yazar Sivas’ta toplanmıştı.
Aziz Nesin, Asım Bezirci, Metin Altıok, Behçet Aysan, Hasret Gültekin ve Asaf Koçak’ın imza günü, söyleşileri vardı. Ankara’dan giden yaş ortalaması 19 olan semah ekibi de programdaydı.
Hatice’nin telefonları tedirginlikten endişeye, devamında acıya dönüştü. Akşam saatlerinde sanatçıların kaldığı Madımak Oteli gözü dönmüş, şuurunu yitirmiş göstericiler tarafından kuşatıldı. Saat 21.00 sıralarında otelin telefonunu aradım. Görevli, karikatür sanatçısı Asaf Koçak’ı telefona çağırdı. Asaf, Ankara’dan arkadaşımdı. Durumu sorduk. Bize büyük bir endişe belirtisi vermedi. “Bekliyoruz. Sanırız bir yol bulacaklar” dedi. Daha çok o bizden haber bekliyordu. Biz de bakanlarla, milletvekilleriyle konuştuğumuzu, valinin devrede olduğunu anlattık.
Gün ağarırken Sivas’ta 35 yanmış, dumandan boğulmuş cansız beden vardı.
O güzelim, sanatçı ruhlu, güzel kalpli insanlar yitip gitti…