Taraflar arası görüşmede yer alan, o toplantı odasında bizzat bulunan kaynaklarımdan aldığım bilgilere göre, Erdoğan da, Biden da hiç bir şey olmamış gibi davrandılar. Yani dört saat boyunca özür lafı hiç açılmadı. Türk tarafındaki, yüksek yetkililerden birisi dedi ki, “Konuyu açsaydı, Cumhurbaşkanının söyleyeceği olurdu herhalde. Ama açmayınca, biz de açmadık, yazılı açıklama orada duruyor nasıl olsa.”
Gelelim IŞİD’e karşı savaşta Türkiye ve ABD’nin Esad üzerine pazarlığına… Ne Erdoğan, ne Biden birbirini ikna edebildi 4 saat boyunca. Erdoğan dedi ki, “entegre strateji” -bu tanımı ilk Başbakan Ahmet Davutoğlu’dan duymuştuk. Yani, ABD Esad’ın devrilmesine IŞİD’le mücadelede eşit öncelik vermezse, Türkiye de o mücadeleye stratejik değil “taktik düzeyde” katılacak; yani taşın altına iki elini de birden koymayacak.
Özetle, ABD’nin Türkiye’nin Esad şartını kabul etmemesindeki en önemli gerekçe İran. İsmini vermek istemeyen yetkili “Bu durumu anlıyoruz” diyor; “Belki de bir zamanlama sorunu, ama anlıyoruz. Ama bizim de kendi önceliklerimiz var.”