Zaman gerçekten değişti; Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti kapatma davasının (Esas: 2008/1) iddianamesi de kararı da ‘şeriat devleti’ veya ‘din devleti’ kurma suçlaması üzerine inşa edilmişti. Peki bugün ‘dindar nesil hedefi’ neden ‘şeriat devletinin esaslı bir adımı’ olarak görülmüyor?
Cevap çok sade: Şeriat devleti diye bir hedef yok; onun yerine diktatörlüğe giderken lider kültüne uygun bir teoloji oluşturma çabası var. İmam-hatiplere dindar nesil değil, totaliter bir diktatörlüğü benimseyecek nesiller yetiştirme görevi veriliyor. İlahiyat fakültelerine, Diyanet görevlilerine, imam hatiplere müdür olarak atanacak profesörlere şeriat esaslarına dayalı bir devlet düzeni kurma değil, bir yandaş teolojisi oluşturma ve bunu genç nesillere aşılama görevi veriliyor.
Bu iddianın amprik bir dayanağı var: Türkiye’de dindarlık Erdoğan’ın liderliğinde hızla geriledi. Son olarak Diyanet Sendikası’nın Başkan’a sunduğu rapora bakmak bu iddiayı kanıtlamak için yeterli.