Muğla’nın Marmaris ilçesindeki 1’inci derece arkeolojik SİT alanına yat iskelesi projesine valiliğin verdiği “ÇED gerekli değil” kararı mahkemece de uygun bulundu.

Marmaris Karacasöğüt’te, Global Marin Sportif Denizcilik Turizm ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılmak istenen ‘yat yanaşma iskelesi ve turizm konaklama tesisi’ projesine valilik “ÇED gerekli değildir” kararı vermişti. Bunun üzerine Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ve Kent Politikaları Derneği kararın iptali için dava açmıştı.
Projenin yapılması planlanan yer 1’inci derece arkeolojik SİT alanı. Ayrıca Gökoca Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer alan endemik fauna ve floraya ev sahipliği yapan doğa alanlarından biri.
Diğer yandan Karacasöğüt koyu korumadaki Akdeniz foku, Caretta caretta ve Posidonia oceanicanın da yaşam alanı.
Çevre aktivistlerinin valiliğin ÇED kararının iptal edilmesi için açtığı davayı, Muğla 2’nci İdare Mahkemesi, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine vararak reddetti.
Oysa ki mevzuatlarda 1’inci derece arkeolojik SİT alanı şöyle geçiyor: “Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyecektir. Bu alanlar, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenecek ve bilimsel kazılar dışında hiçbir kazıya müsaade edilmeyecektir.”
Kent Politikalar Derneği, bu hükme rağmen mahkemenin ret kararını Danıştay’a taşıyacağını duyurdu:
“Hatırlatmak isteriz ki Danıştay 4’üncü Dairesi, MUÇEV Marina için verilen ÇED olumlu kararını, projenin sadece bir kısmı 1’inci derece arkeolojik sit alanında kaldığı için keşif dahi yapmadan iptal etmişti. Böylesi bir emsal karar mevcutken neredeyse tamamı 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan proje için verilen ÇED gerekli değildir kararını hukuka uygun bulmayı anlamak mümkün değildir.
Muğla 2’nci İdare Mahkemesi, davamızla örtüşmemesine rağmen Danıştay 6’ncı Dairesinin 2021/9276 Esas numaralı kararını örnek göstererek bilirkişi raporu doğrultusunda kararını tesis etmiştir. Oysa hem itiraz dilekçeleri ile hem de duruşma sırasında beyanlarımızla 1’inci derece arkeolojik sit alanı tescilli bir lokasyon için düzenlenen bilirkişi raporunun tek satırında bile bu duruma yer verilmeyişinin bilimsellik ve tarafsızlıktan uzak, kabul edilemez, kamu yararını zarara uğratıcı ve adil yargılanma hakkını sakatlayıcı olduğunu ısrarla ifade ettik. Yeni rapor düzenlenmesini talep ettik ancak mahkeme heyetine sesimizi duyuramadık.”
Çevre aktivistleri bu koyda balık tutmanın bile yasak olduğunu, söz konusu yat limanı projesinin doğaya ve diğer canlılara zarar vereceğini söyledi.