Kendi masumiyetimize inancımızı çoktan yitirdik.
Bir köpeğin gerçek masumiyetinde vicdanımızı aklıyoruz. İşbirlikçi olduğumuzu biliyoruz.
Suskunluğumuzla bu sistemi onayladığımız aşikâr. Hikâyemizi hep mağduriyet diliyle anlatıyoruz.
Aslen inanmadığımız tanrılardan medet umuyoruz.
Küçük bir sokak köpeğinin günlerce süren bir uğraşla dar ve derin bir kuyunun dibinden sağ salim kurtarılmasına… Ve bu seferberliğin gözlerimizi yaşartmasına neden olan gerçekte vicdanımız değil.
Aksine vicdansızlığımız.
Sustuğumuz için…
Göz yumduğumuz için…
Küçük hesaplar yaptığımız için…
Umursamadığımız için…
Boş bulunduğumuz için…
Kandığımız için…
Elimizin tersiyle ittiğimiz için…