Metin Feyzioğlu'ndan hükümete keyfilik uyarısı: Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumları dik duracak!

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ardından hükümetin de boykot kararı aldığı Adli Yıl Açılış törenine AKP hükümetine eleştiriler damga vurdu. Yargıtay Birinci Başkanı Ali Alkan’dan ‘tarafsızlık, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’ndan da ‘keyfilik‘ uyarısı geldi.

Adli Yıl Açılışı öncesinde, hem AKP hükümetinin 17 Aralık yolsuzluk süreci sonrasında yargıda başlattığı atama dalgası ve yeni HSYK yasası, hem de Erdoğan’ın Feyzioğlu’yla giriştiği tartışma sonrası boykot kararı alması tepki çekmişti.

‘İleri demokrasinin teminatı denetimdir’

Alkan, işte bu arka planın ışığında çıktığı kürsüde, “Denetim, ileri demokrasinin teminatıdır. Yargının bağımsızlığını ortadan kaldırmak veya yürütmeye bağlı bir yargı oluşturmak, yargı denetiminden kaynaklanan meşruiyeti hafife almak olacaktır” uyarısında bulundu.

Feyzioğlu: En büyük tehlike keyfilik

metin feyzioglu

Metin Feyzioğlu’ysa, ‘keyfilik‘ vurgusunun öne çıktığı konuşmasında, ”Yargıya, dolayısıyla adalete, dolayısıyla ülkenin temellerine ve geleceğine yönelmiş açık ve yakın en büyük tehlike “keyfilik”tir’‘ deyip şöyle devam etti:

Devlet benim” keyfiliğidir. “Ben ne dersem o olur” keyfiliğidir. “Sadece benim istediğimi düşünebilirsin, söyleyebilirsin, yazabilirsin” keyfiliğidir. “Benim istediğim gibi karar vermez, benim işime geldiği gibi düşünmez, benim dediğimi yapmazsan seni hain ilan ederim, hedef gösteririm” keyfiliğidir… “Anayasa’yı tanımam, kanunu hiç tanımam” keyfiliğidir. “Yasama da, yürütme de, yargı da benim olsun, benim değilse hain olsun” keyfiliğidir.”

Feyzioğlu, ”Bu keyfiliklere karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları dik duracaktır” ifadesini kullandı.

Gezi, Soma ve TEOG vurgusu

Barolar Birliği Başkanı, Soma faciasında hayatını kaybedenleri ve Gezi eylemlerinde polis şiddeti sonucu öldürülenleri de unutmadı: ‘‘Binlerce meslektaşımız; Soma’daki ve yurdun dört bir yanındaki iş cinayetleriyle, Gezi’de öldürülenler, gözlerini yitirenlerle, baskıya uğrayan gazetecilerle, istismar edilen, katledilen çocuk ve kadınlarla, TEOG Sınavı’nın mağdur ettiği gençlerimizle, yok edilen çevreyle ilgili davalarda ve yurttaşlarımızın açtığı ya da yargılandığı yüzbinlerce davada dik duracaklar, adalet dağıtacaklar.