Bu sürecin tek kaybedeni, Türkiye’de demokrasi ve insan hakları oldu. Taraflar, PKK da, hükümet de barış konusunda samimi olmadıkları, bunu geçici bir taktik olarak gördükleri için bu sorunu temelinden çözecek adımlar atılmadı.
Şunu unutmamalıyız: Türkiye’de ayrılıkçı Kürt meselesi çözülecekse, bunu çözecek öncelikle Türkiye’nin her yerinde, herkes için geçerli olacak demokratik açılımların yapılmasıdır. Ülkenin bir yarısında ağır bir polis rejimi sürerken, iktidardaki tek adam, otoriterleşme yönünde ciddi bir eğilim gösterirken, diğer yarısının özgürleşmesi diye bir şey düşünülemez.
Ama bu konuda hükümet de samimi değil, PKK da! Birisi seçimlere kadar rahat etmeyi hesaplar, diğeri çatışmasızlık sürecinden gücünü pekiştirmek için nemalanmayı beklerken, barış süreci diye bir şey olamazdı. Nitekim olmadı da!