Aylardır Anayasa ile yatıp, Anayasa ile kalkıyoruz. Televizyonda bu tartışılıyor, haberlerde bu konu var, neredeyse üç köşe yazısından ikisi bu konuyla ilgili.
Ama temel bir konu var ki onu hiç konuşmuyoruz: Anayasa’yı değiştirerek, kanunları yeniden yazarak mutlu insanlara dönüşebilir miyiz?
Eğer bu özgürlükler, şu ya da bu şekilde kısıtlanıyor, vatandaşların kendi haklarındaki kararlarına devletin müdahalesi söz konusu oluyorsa, mutluluk peşinde koşma hakkı da özgürlük hakkıyla birlikte askıya alınmış olur.
“Peki ne yapacağız, nasıl mutlu olacağız” sorusunun tek bir yanıtı da yok tabii. Ama ben size Herman Hesse’nin bir sözünü aktarayım, en iyisi onun yolundan gitmeye çalışmak gibi geliyor bana: “Sevilmek mutluluk değildir. Her insan kendi kendini sever; ama mutluluk bir başkasını sevmektir.”