Son yıllarda dindar camiaya sirayet eden rövanşist, ötekileştirici ve kötücül dili gördükçe doğrusu endişeye kapılmamak mümkün değil. İfadeyi kullanmaktan haya ediyorum ama, giderek toplumun en itibarlı kesimlerini bile istila etmeye başlayan ‘dindar zombiler’ hiçbir ahlaki ve vicdani kural tanımadan kendileri dışında herkesi hain ve bir kötülük objesi olarak ilan etmekten çekinmiyorlar.
Toplumda adeta bir kirlilik sembolü haline gelen bu zombiler, kimi zaman dini değerlerin arkasına saklanarak, kimi zaman da siyasi siperlerde gizlenerek herkese ateş ediyorlar.
Özellikle yazılı, görsel ve sosyal medyada konuşlanmış bulunan bu saldırı timleri hoşlarına gitmeyen her türlü fikir beyanını, farklı duruşları ya da eleştirel bakışları anında susturmak için her türlü hakareti ve itibarsızlaştırmayı adeta bir vatanseverlik vecibesi olarak görmektedirler.
Evet Cumhuriyet tarihinin önemli bir bölümünde despotik iktidarların yaptıkları, Cumhuriyet’i de utandıran karanlık sahnelerdir. Ama bütün bunlar dindarları rövanşist yapmaz. Eğer dindarlar da rövanşist ve intikamcı olacaksa, o zaman dindar olmanın ne önemi var ki…