Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’nda değişiklikler öngören ve sonraki döneme devreden KDV’nin bir takvime bağlı iade edilebilmesinin önünü açan tasarı dün gece yapılan değişikliklerle kabul edildi.

TBMM genel kurulunda kabul edilen tasarıda en önemli değişiklik ise piyasanın en yakından izlediği maddesinde yapıldı.
AKP’nin verdiği önergeyle 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iadesine yönelik Maliye Bakanlığı’na yetki verilmesini öngören düzenleme metinden çıkartıldı.
Muhalefetin tasarıyla ilgili piyasada yanlış beklentiler yaratıldığını, söz konusu ödemelerin tamamen Maliye Bakanlığı’nın keyfine bırakılmış olduğunu yönünde eleştiriler getirmişti.
Faiz ödemesi kaldırıldı
Öte yandan AKP’nin verdiği bir başka önerge ile KDV iadesinin üç ay içerisinde yapılmaması halinde mükellefe faiz ödenmesi öngören düzenleme de metinden çıkarıldı.
Tasarıya göre ilk ödeme 2020 yılında yapılacak, 2019 öncesi iadeler ‘bütçe elverdiğince’ ödenecek.
Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın verdiği bilgilere göre kurumların birikmiş yaklaşık 160 milyar TL tutarında KDV alacağı bulunuyor. Uzmanların hesaplamalarına göre bu tutarın en az 80 milyar TL’si özel sektörün alacaklarından oluşuyor.
Piyasalar özel sektörün milyarlarca TL tutarındaki söz konusu alacağının hangi takvime göre ve hangi yöntemle ödeneceğini takip ediyordu. Takvimin şirketlere bir nakit girişi ve Hazine’ye bir nakit çıkışı getirip getirmeyeceği yakından izleniyordu.
‘Katma Değer Vergisi Kanunu’ ile ‘Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın KDV ile ilgili etki analizine göre 2018-2020 yılları arasında bütçede yaklaşık 9.9 milyar TL gelirden vazgeçilmesi öngörülüyordu.
Muhalefetin itirazları
CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle ilgili tasarıda KDV ödemelerine ilişkin bir madde bulunmadığını belirterek, “Hükümetin bugüne kadar birikmiş yaklaşık 160 milyar TL KDV iadesi yapacağı boş bir hayal” demişti.
KDV alacağı nasıl birikiyor?
Değiştirilen bir önceki düzenlemeye göre bir işletme yatırım yaptığında, makine ekipman aldığında ya da inşaat harcaması yaptığında ödediği KDV’yi ancak önümüzdeki yıllarda satışlarından topladığı KDV ile mahsup edebiliyor. Bu da, işletmelerin bilançolarında uzun yıllara yayılmış KDV yükleri oluşturuyor.