Mesele, AYM kararından sonra, Türkiye’yi ‘teröre destek veren ülkeler’ listesine sokmak, Sayın Erdoğan ve MİT müsteşarlarını Lahey’de yargılatmak, bu süreçte Güneydoğu’ya, hatta mesela Cerratepe’ye BM Gözlemcileri hatta ‘barış’ gücü çağırmak için bildik operasyon modifiye ediliyor.
Mart ayında PKK’nın büyük bir saldırıya geçeceği tehditleri buna eşlik ediyor. DAEŞ’in Tel Abyad’a saldırısını ikinci bir Kobani ayaklanması için kullanmak için Baluken gibi her türlü iftiraya başvuruyorlar.
Ama esas soru şu: ‘Pek yakında’ tadında duyurdukları bilgiler CHDP’ye nereden, kim/ler üzerinden, nasıl geliyor?
Bu bilgiler operasyonel yalanlar olduğuna göre, bunlara taşeronluk yapanların ne büyük bir suç işlediklerini söylemek gereksizdir.
Hasılı, endişem odur ki, Sayın Erdoğan’ı gönderelim derken, CHP ve HDP’li siyasetçiler kendilerini Lahey’de bulabilirler. Belki de tam bu yüzden MİT TIR’ları davalarını göçertmek istemektedirler. Yani savundukları ‘gazeteciler’ değil, aslında bizzat kendileri olabilir.