Hasılı, Erdoğan ve AK Parti’nin başarısının asıl nedeni, ekonomi ve siyasi sorunlara eski rejime farklı bir zihniyetle bakabilmiş, bunu zamanla, hatalarından da öğrenerek geliştirebilmiş olmasında yatar. Bu hareketin en değerli özelliği budur. O yüzden değişimi arzulayan geniş kitle için rakipsizdir.
Bu çözümleme doğruysa, Erdoğan, Davutoğlu ve AK Parti’nin reformları kurumsallaştırmak, eski zihniyeti kalıcı şekilde söküp atmak için bu özelliğini yeni şartlara göre uyarlayıp daha öne çıkarması elzem. Bu kritik eşiğin önemi biliniyor olmalı ki, parti iyi bir ekibe özenli bir strateji ile teslim edildi. Patinaj yapanlara mesaj verildi, ayak uydurmaya davet edildi. Bu yumuşak geçiş büyük bir şans. Fethullah Gülen efsanesinin kaç ayda çöktüğü ortadayken, onurlu bir final veya kendine gelme şansının değeri anlaşılacaktır.
Bir zihniyet üç veya dört kuşakta değişiyor. İşte Türkiye’nin bundan sonraki en büyük meselesi bu… Bu dönüşümü hızlandırmak mümkün. Kendi üzerimize cesurca düşünmek, kendi dışımıza çıkabilmek ve bu meselenin en temel konu olduğunu hep akılda tutmak sanırım en doğru formül.