Santoro, Dink, Zirve cinayetleri, sonrasında Uludere, Ceylanpınar, Cilvegözü saldırıları, MİT TIR’ları operasyonu ile bağlantılı olarak AK Parti’nin DAEŞ’e yardım ettiği kampanyası, kitlesel KCK tutuklamaları, 17/25 yargı/emniyet darbesi gibi birçok karanlık olay, dış istihbarat örgütleri, PKK, FETÖ ve DAEŞ ittifakının algı ajanları için ürettiği malzemelerdi.
Bu malzemeleri büyük bir iştahla kullanan başta HDP gibi yapılar, onları parlatanlar ve medyaları Türkiye’yi üst aklın haritasına uygun bir momentuma itmek, bu çabayı da demokratik söylemlerle kamufle etmek, toplumsal reaksiyonu uyuşturmak isteyen algı aparatlarıydı.
17/25 Aralık bu tabloyu görmek için yeteri kadar delil sunuyordu. Ama Erdoğan düşmanlığı ve “düşmanımın düşmanı dostumdur ahlaksızlığı” ile FETÖ, PKK ve DAEŞ’in ürettiği kanlı malzemeleri tamahkârca kullananlar ile zaten bu işin göbeğinde olan algı ajanlarının 15 Temmuz’da ayrışması gerekiyordu.