1 Ocak 2014’te Hatay’da mühimmat yüklü olduğu iddiasıyla savcılık talimatıyla durdurulan ancak MİT’in ‘devlet sırrı’ diyerek aratmadığı TIR’a ilişkin tartışma sürerken, Suriye sınırında yeni ‘TIR vakaları’ yaşandı.
Önce, Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) otoyolunun Ceyhan Gişeleri’nde Suriye’ye gönderilmek üzere silah ve mühimmat taşıdığı ihbarı üzerine öğle saatlerinde üç TIR durduruldu. 500 jandarmanın katıldığı operasyonda TIR’ların ikisinde silah taşındığı belirlenince, üç şoför kelepçelenerek gözaltına alındı; TIR’lar Seyhan İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü.
Gazetecilerin hafıza kartlarına el konuldu
Görüntü almaya çalışan DHA, AA ve Başkent TV muhabirleri de kısa süreliğine gözaltına alındı. Muhabirler serbest bırakılsa da fotoğraf ve görüntü kayıtlarının bulunduğu hafıza kartlarına el konuldu.
İki saat içinde sayı yediye yükseldi
İki saat sonraysa bu kez TAG otoyolunu Adana Havaalanı’na bağlayan Öğretmenler Bulvarı’nda bir TIR daha durdurularak aranmaya başladı. Silah yüklü başka TIR’ların da geçeceği ihbarı üzerine birçok noktaya kaydırılan operasyonda, aranan TIR sayısı en son yediye yükseldi. TIR’lardan üçünün daha sonra yola çıktığı belirtilse de kim tarafından kullanıldığı bilinmiyor.
MİT: Tırlar bizim, görev rutin
Adana Valiliği, operasyondan saatler sonra TIR’ların MİT’e ait olduğunu duyurdu. Yazılı açıklamada, “19 Ocak 2014 günü Adana-Ceyhan istikametinde seyreden üç araçta, Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatı ile yapılan kontrollerde, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın rutin görevlerini ifa eden personelin bulunduğu anlaşılmıştır” denildi.
Tam da El Kaide güçlenirken…
Bu operasyon akıllara, Hatay’da ‘devlet sırrı’ taşıyan TIR’ı getirdi. MİT’in aranmasını engellediği TIR’ı izleyip durduran polis ekibi görevden alınmış; yeni İçişleri Bakanı Efkan Ala da TIR’ın Suriye’ye gittiğini zımnen doğrulayıp tartışmalı bir açıklama yapmıştı: “Orada Türkmenler var. Onlara götürülen yardım. Herkes işini bilecek.” Bu açıklamaya rağmen düzenlenen son operasyonun zamanlaması, siyasetçilerin sevdiği tabirle ‘manidar’dı. Zira, öncesinde Türkiye ve Suriye’de ‘paralel’ gelişmeler yaşanmıştı:
* Son TIR operasyonundan sadece iki gün önce, hükümet BDDK, TİB ve TRT’nin yanı sıra Ankara, Kilis ve Van emniyetlerinde sayısız bürokratı görevden aldı.
* Türkiye ve Batı’nın desteklediği Özgür Suriye Ordusu’na mensup 50 militan, El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünden kaçarak Gaziantep’e bağlı Karkamış sınır kapısına sığındı. Militanların silahlarına el konulduğu belirtilirken, bu kaçış Hür Suriye Ordusu’nun iyice güç kaybetmeye başladığına yoruldu.
* Suriyeli muhaliflerin çatı örgütü Suriye Ulusal Koalisyonu, katılmayı aylardır reddettiği Cenevre Konferansı’na gitme kararı aldı. Muhaliflerin toplantısı Türkiye’de yapıldı.