Mahfi Eğilmez: Beklentiler bozulduğunda ekonomiyi yalnızca faiz oranlarını değiştirerek düzeltmek zorlaşıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Üreticiler gelecekte enflasyonun yükseleceğini düşünüyorsa fiyatlarını bugünden artırmaya başlayabilir. Çalışanlar da benzer bir beklentiye sahipse daha yüksek ücret talep edebilir. Bu kararların yaygınlaşması, fiyat ve ücret artışlarını hızlandırarak enflasyonun gerçekten de yükselmesine katkıda bulunabilir.

Yani beklenti yalnızca geleceğe ilişkin bir tahmin değildir. İnsanların bugünkü kararlarını etkilediği için gelecekte gerçekleşecek ekonomik sonuçları da şekillendirebilir.

Bu çerçeveyi Türkiye’ye uyguladığımızda beklentilerin önemini daha açık biçimde görüyoruz. Merkez Bankası’nın beklenti anketleri, piyasa katılımcılarının gelecekteki enflasyona ilişkin öngörülerini izlememizi sağlıyor. PMI gibi öncü göstergeler de şirketlerin mevcut faaliyet koşullarına ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerine dair fikir verebiliyor.

Buradaki temel sorun şu: Beklentiler bozulduğunda ekonomiyi yalnızca faiz oranlarını değiştirerek düzeltmek zorlaşıyor.

Faiz elbette önemli bir araç, ancak bir yatırımcı yatırım kararı verirken yalnızca faiz oranına bakmaz. Önümüzdeki yıllarda ekonomik ve hukuki ortamın nasıl olacağını, kuralların ne kadar öngörülebilir olduğunu ve yaptığı yatırımın ne ölçüde güvence altında bulunduğunu da düşünür.

Bu nedenle ekonomiyi düzeltmek yalnızca ekonomik araçları doğru kullanmak anlamına gelmez. İnsanların açıklanan verilere itibar edeceği, kamu otoritesinin öngörülebilir davranacağı ve geleceğe daha güvenle bakabilecekleri bir ortam oluşturmak da bunun ayrılmaz bir parçasıdır.

Mahfi Eğilmez’in yazısı