John Bass’in CHP liderine yaptığı ziyaret, ABD’nin Türk devletinin gerek dışarıda ve gerekse içerideki politikalarından duyduğu rahatsızlığın açık bir yansıması. Yoksa bir büyükelçi ikide bir niye ana muhalefet partisi lideriyle görüşsün?
ABD’nin uzun süredir Türk hükümetinden rahatsızlık duyduğu sır değil; bu rahatsızlığını ’15 Temmuz darbesi’ biçiminde dışa vurduğu da sanırım tartışılmaz bir gerçek. Üstelik darbe girişimini gerçekleştiren örgüt lideri ABD himayesinde Pensilvanya’da yaşıyor.
John Bass’in ABD’nin Fetullah Gülen’i desteklemediğine dair tekrarladığı savunma aslında çok zayıf. Yok şayet ABD’den habersiz bir darbe girişimi söz konusuysa bu ABD için ulusal güvenlik açığı anlamına gelir ki buna da Birleşik Devletler asla müsaade etmez.
ABD kendi himayesindeki bir örgüt liderine darbe yaptırmadıysa bu, başkasının darbe yaptırdığı (İngilizlerin, Almanların veya Rusların) anlamına gelir ki, bu durumda bile ABD’nin Gülen’den vazgeçmesi gerekir. Kendi beslediği örgüt lideri, kendisinden habersiz darbeye kalkarsa, o kişi hakkında hiç de olumlu bir kanaat beslemez.