Sözleşmeye karşı çıkan bir avuç grubun iki temel argümanı var; “Eşcinsellik meşrulaştırılıyor ve aile dağılıyor” diyorlar. İkisi de birbirinden yersiz iddialar.
Numan Kurtulmuş sözleşmedeki ‘toplumsal cinsiyet’ ve ‘cinsel yönelim tercihi’ kelimelerinin sorunlu olduğunu öne sürüyor. “Bu iki mesele, LGBT ve marjinal unsurların ekmeğine yağ sürecek kavramlar oldu” diyor.
Halbuki İstanbul Sözleşmesi her türlü şiddete karşı mağduru koruma altına alma amacıyla yazılmış bir metin.
Adı İstanbul Sözleşmesi olunca ne olduğunu tam bilmeyenler olabilir. Tam açılımı şu: Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi.
Eğer açıkça her türlü şiddete karşı çıkıyorsanız bu anlaşmayla ne gibi bir alıp veremediğiniz olabilir ki?