Babacan, Davutoğlu kabinesinde aynı pozisyonda devam ediyor.
Bu, ekonominin kırılganlığıyla birlikte risklerin de arttığı bir dönemde istikrar adına iyi bir haber.
Babacan, uluslararası mali piyasalar, finans merkezleri ve önemli Batı başkentlerinde, Türk hükümetinin izlediği ekonomi politikalarındaki akıl, denge ve disiplinin güvencesi olarak görülen, muteber bir teknisyen politikacı.
Çünkü Babacan dünyaya entegre olmuş, açık bir ekonomiyi savunuyor. Bunun için de mali disiplinin ve kurumların bağımsızlığının korunmasından yana, siyasetin ekonomiye popülist müdahalelerine karşı…
Bu onun için bir ideolojik tercih değil. Türkiye’nin, cari açığın finansmanına dayalı büyüme modelinin başka türlü sürdürülemeyeceğini aklı başındaki her insan gibi bildiğinden, tavrı böyle.
İşte bu Babacan’ın şimdi hükümette kalmaya ikna edilmiş olması iktidarın seçime kadar kendi “yumuşak karnı”nı koruma gayretinden başka bir anlam taşımıyor.
“Yeni Türkiye” piyasaların güvenini kaybetmeyi göze alamamıştır.