MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ndeki (MHRS) muayene kuyruklarını azaltmanın yolunu buldu: Eğitim ve araştırma hastanelerindeki asistan hekimlerin polikliniklerdeki eğitim saatlerini düşürmek.

Müdürlük 5 Ocak’ta eğitim ve araştırma hastanelerinin (EAH) başhekimliklerine yolladığı yazıda, poliklinik odalarının tam kapasiteyle kullanılarak hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesini istedi.
Bunun için de kliniklerin polikliniklerini eğitim faaliyetleri için haftada en fazla bir saat kapatabilecekleri belirtildi.

Aynı yazıda, MHRS’de ‘eğitim aksiyon’ koduyla kapatılan polikliniklerin bazı branşlarda yarım gün, bazılarında iki saat ve üzeri eğitim amacıyla kapatıldığının tespit edildiği söylendi.
Düzenlemeyi Diken’e değerlendiren İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, “Yazıyı görünce önce şaşırdık. Hatta doğru olmayabileceğini düşündük. Ama birkaç yerden teyit edince doğru olduğuna inandık” dedi.
Konuyu görüşmek için İl Sağlık Müdürlüğü’nden randevu istediklerini ve hukuki süreç de başlatacaklarını belirten Küçükosmanoğlu “Bu kabul edilir bir durum değil. EAH’lerdeki eğitim faaliyetlerini haftada bir saatle sınırlayan bu karar uzmanlık eğitiminin sürdürülmesini imkansız hale getirecek” diye konuştu.
Sistemin açığını asistan hekimler mi kapatacak?
EAH’ler sağlık hizmeti verse de öncelikli görevleri eğitim vermek ve araştırma yapmak. Aslına sağlık hizmeti de uzmanlık eğitiminin bir parçası olarak veriliyor.
Bu hastanelerde uzman ve yan dal uzmanları yetişiyor. Dolayısıyla uzman ve yan dal uzmanlarının EAH’lerde bulunmasının asli sebebi eğitimleri. Polikliniklerdeki pratiklerinin yanında eğitimcilerin katılımıyla toplantılar, konseyler, seminerler, vaka takdimleri ve tartışmaları eğitimlerinin önemli bileşenleri.
Ancak çoğu kere asistan hekimler, hastanelerdeki açıkları kapamak için ‘kullanılıyor’.
Sağlık Bakanlığı’nın yeni yayınladığı 2023 istatistiğine göre hastanelerinde toplam 24 bin 232 asistan hekim bulunuyor. Asistan hekimlerinin yaklaşık yarısı, 12 bin 893’ü İstanbuldaki EAH’lerde. Küçükosmanoğlu şunu hatırlatıyor: “Uzmanlık öğrencisi eğitim almak için orada bulunuyor. Sağlık sisteminin açıklarını kapamak için değil.”
Asistan hekimlerinin eğitimleri için polikliniklerin haftada en fazla bir saat değil, günde en az bir saat kapatılması gerektiğini söyleyen Küçükosmanoğlu, şöyle devam etti:
“İstanbul’da bir randevu krizi var. Hastaneler dolu, poliklinikler dolu. Bu sistemin temel sorunu. Son düzenleme, randevu sürelerini düşürmek, aile hekimlerinin randevu alması gibi palyatif önlemlerle sorunu çözmek mümkün değil.
Asistan hekimler eğitimlerini gerektiği gibi alamayacaklar. Kendilerini yetersiz hissedecekler. Bu hem ülkenin, vatandaşın sağlığı hem de sağlık sistemi için son derece sakıncalı.”
‘Ülke tıbbının geleceğine saldırı’
Tıpta ve Diş hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’ne göre uzmanlık öğrencileri, eğitimleri sayılmayan işlerde görevlendirilemez. Zaten çok fazla sayıda uzmanlık öğrencisi alındığını ve eğitimlerinde eğitici kadroların yetersizliği gibi başka sorunlar da olduğunu hatırlatan Küçükosmanoğlu şunları söyledi:
“Bir sağlık müdürünün, başhekiminin bu şekilde ‘ben karar verdim, eğitim yapılmayacak’ demesi kabul edilemez. Mevzuat, çekirdek eğitim müfredatı belli. Belli aşamalardan geçmeleri, belli eğitimleri mutlaka almaları gerekiyor. Bu ‘olsa da olur olmaza da’ denilecek bir durum değil.”
Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. H.Önder Okay ise EAH ve şehir hastanelerinde uzmanlık eğitimlerinin büyük sorun olduğunu söyledi. Eğitilebileceğinden çok daha fazla sayıda asistan hekim alındığını belirten Okay, bunun, ‘eğitim hakkı pahasına’ alındığına dikkat çekti:
“İstanbul’daki son düzenlemenin özü MHRS. Neden bu kadar yüksek sayıda asistan hekim aldıklarını da sağlık otoritesi itiraf etmiş oldu. Asistanların eğitim hakkı pahasına, bu poliklinikler boş kalmasın diye bu adım atıldı. Halka ‘hastaneler ne kadar çok çalışıyor’u gösterme isteği dışında başka bir amacı yok. Düzenlemeyi ülke tıbbının geleceğine, asistan hekimlerin eğitim hakkına aymazlıkla bir saldırı gibi olarak görüyorum.”
‘Yeter ki MHRS beklemesin’
Okay, sözlerinin devamında eğitimin değil, ‘görüntü’nün önemsediğini belirtti:
“Uzmanlık öğrencisi hastanelere esasen eğitim almak için giriyor, orada hizmet sunmak için değil. Hizmet eğitiminin bir parçası sadece. İl müdürlüğü düzenlemesiyle, ‘Siz boşverin eğitimi, en kıdemli hekimden en kıdemsiz uzmanlık öğrencisine kadar hizmet verin. Yeter ki siz görüntümüzü kurtarın. MHRS beklemesin. Yılda kişi başına hastaneye başvuru sayısı ortalama 11.4’e ulaştığı bir ülkede polikliniklere ister uzmanlık öğrencilerini koyun, isterseniz tıp fakültesi öğrencilerini bu sistemle götüremezsiniz’ diyor.”