MESUDE ERŞAN
@mesudersan
İstanbul Barosu ve İstanbul Tabip Odası (İTO), pandemiye karşı cezaevlerinde alınan önlemlerin hem sağlık hizmetlerine erişimin önüne engel olduğunu hem de mahpusların tecrit ve izolasyonuna yol açtığını açıkladı.

İTO ile İstanbul Barosu bugün ortak bir basın toplantısı yaparak cezaevlerinde pandemi bahanesiyle hukuk, sağlık ve insan hakları ihlallerinin yaşandığını anlattı.
‘Cezaevlerinde olağanüstü hal devam ediyor‘
İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, ‘pandemi bahanesiyle hukuksal olarak mahkumlara tanınan hakların kısıtlandığını ve 15 Temmuz sonrasında ilan edilen olağanüstü hal koşullarına getirildiğini’ söyledi.
Durakoğlu şöyle konuştu: “Pandemi bahanesiyle evrak alıp vermelerinden tutun da görüşmelerin bir gözetmen eşliğinde yapılmasına kadar varan uygulamaları, yine olağanüstü hal varmış gibi cezaevlerinde uygulamaya yöneldiler. Biz de insan yaşamının ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. O yaşamı korumaya ilişkin önlemler alınması gerektiği konusunda hiç kuşku duymuyoruz. Ama biz bir de hukuk biliyoruz. Temel sıkıntımızın burada olduğunu düşünüyoruz.”
‘Kaç mahkum öldü, kaçı aşılandı bilmiyoruz‘
İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, ‘Covid-19 önlemleri gevşemiş hatta bırakılmışken mahpusların pandemi bahanesiyle tecrit edildiğini’ aktardı.
‘Mahpusların ne avukatları ve aileleriyle yüz yüze görüşebildiklerini ne de duruşmalarına katılabildiklerini’ belirten Saip, insan hakları ihlallerinin yaşandığını vurguladı.
Halen AVM’ye gitmenin, seyahat etmenin, bütün ortamlarda bulunmanın olağanlaşmasına rağmen cezaevlerinde sıkı pandemi önlemlerinin sürdüğünü hatırlatan İTO başkanı şunları söyledi: “PCR testi yapılarak yüz yüze görüşmeler mümkünken, mahpusların avukatları ve aileleriyle böyle görüşmeleri engelleniyor. Bir sağlık kurumuna gitmesi halinde, dönüşünde 14 gün izolasyon uygulanıyor. Bunlar insan hakları, sağlık hakkı ve demokrasiyle bağdaşmıyor.”
Saip, ilgili kurumların cezaevlerinde kaç mahkumun Covid-19’dan öldüğünü, kaç mahkum ve gardiyanın aşılandığı bilgisini şeffaf paylaşmadığını da söyledi.
‘Ciddi hak kayıtları yaşanıyor‘
İki kurum adına açıklama yapan İTO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Murat Ekmez, pandemiye karşı cezaevlerinde alınan önlem biçiminin ‘sağlık hizmetlerine erişimin önünde büyük bir engel ve mahpusların tecrit ve izolasyonuna neden olduğunu’ söyledi.
Ekmez, şöyle devam etti: “Mahpuslar bir buçuk yılı aşkın süredir yakınları ve avukatlarıyla uygun ortamlarda görüşemiyor. Avukatların bu dönemde mahpus olan müvekkilleri ile elden bilgi paylaşımları ortadan kaldırılmış, yüz yüze yapılması gereken görüşmeler bir paravanın arkasından gerçekleştirilmiş, avukat-müvekkil gizliliği içerisinde kalması gereken bilgilerin paylaşımı sınırlandırılmıştır. Bu kısıtlamalar, mahpusların görülmekte olan davalarında ciddi hak kayıplarına neden oluyor.”
‘Hastane dönüşü 14 gün izolasyon neden‘
Pandemi döneminde yaşanan en büyük sıkıntılardan birisinin de mahpusların sağlık hizmetlerine erişememesi olduğunu vurgulayan Ekmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mahpusların cezaevlerinden sağlık merkezlerine sevk edilmeleriyle ilgili birçok sıkıntı yaşanıyor. Sağlık merkezlerine ulaşabilen mahpuslar dönüşte 14 gün izolasyona maruz kalıyor. Bu önlemler virüsün toplum içinde yaygın görüldüğü dönemlerde makul olsa da normalleşme döneminde sürdürülüyor olması mahpusların sağlığa erişim hakkının ihlaline yol açıyor. Adalet Bakanlığı pandemi döneminde ağır hasta mahpusların tahliye edilmeleri ile ilgili yapılan çağrılara sessiz kalıyor. Bu dönemde hastalıkları nedeniyle birçok mahpus sağlık merkezlerine ulaşamadan yaşamlarını yitirdi.”
‘Pandemi bahanesiyle tüm duruşmalara SEGBİS üzerinden katılabiliyorlar‘
Mahpuslar duruşma salonlarına fiziken getirilmeyerek yalnızca Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlanarak duruşmalara katılabiliyor.
İTO yönetim kurulu üyes şunları aktardı: “SEGBİS aracılığıyla bağlantı kurulan mahpus ile sağlıklı bir iletişim kurulamayacağı ve bunun kişinin adil yargılanma hakkı ve duruşmada hazır bulunma hakkı önünde engel teşkil ettiği açıktır. Bununla birlikte açık (aleni) yargılamalarda duruşma salonlarına avukatlar ve taraf yakınları dahil izleyici alınmamaya devam ediliyor.”
Ekmez, “Cezaevlerinde mahpusların zaten dışarıdaki hayattan ve yakınlarından izole edilmiş iken bir de birbirlerinden izole edilmesinin akla yatkın bir sebebi olabilir mi” diye de sordu.
İki mesleki örgüt pandemide cezaevleri ve adliyelerle ilgili önerilerini şöyle sıraladı:
- Hukukçular ve mahpus yakınları için açık görüşler diğer toplumsal alanlardaki pandemi kurallarıyla uyumlu olacak şekilde en kısa sürede başlatılmalıdır.
- Mahpusların havalandırmaya çıkış saatlerinin ve sosyal imkanlarını kullanmalarının önündeki engeller ivedilikle kaldırılmalıdır.
- Duruşma salonlarına mahpusların fiziken gelişiyle ilgili kısıtlılık ortadan kaldırılmalıdır.
- Aleni yargılama ilkesi uyarınca duruşma salonlarına avukat ve taraf yakını izleyicilerin katılımının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
- Mahpusların cezaevlerinden sağlık merkezlerine ulaşmalarının önündeki engeller kaldırılmalı, sağlık merkezlerinden cezaevlerine dönüşlerinde uygulanagelen 14 günlük izolasyon uygulamasına son verilmelidir.