İstanbul Barosu: Halk TV'ye müdahale, anayasal güvencelerin ihlali

İstanbul Barosu, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi.

İstanbul Barosu: Anayasayı ihlal eden savcılar avukatlığa kabulden yoksundur
Fotoğraf: AA

Kayyım atanıp yayınını durdurulan Halk TV odaklı soruşturmada kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu dahil 17 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi ve ilişkili olduğu şirketlere de el konuldu.

Kanalın İstanbul’daki merkez binasına bugün (14 Ekim) sabah erken saatlerde polis ekipleri girdi. Binada arama başlatılırken kayyım atandığı bildirildi, ardından da yayın durduruldu. Kanalın bulunduğu yol da polislerce kapatıldı ve çalışanlar binaya alınmıyor.

Gözaltı kararı çıkarılanlardan 11’i gözaltına alınırken dördünün yurt dışında, birinin cezaevinde olduğu bildirildi. Bir kişiyse aranıyor. Suçlamalar ‘rüşvet’, ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’.

İstanbul Barosu X’teki paylaşımında karara tepki gösterdi:

* 14 Ekim 2026 sabahı, Halk TV’ye yönelik gerçekleştirilen şafak operasyonu, binasının ablukaya alınması, kanalın yayınının durdurulup kayyum atanması hukuk devleti normuna açıkça aykırıdır.

* Anayasanın 13. maddesinin hak ve özgürlüklere ilişkin öngördüğü güvenceler hiçe sayılarak düzenlenen şafak operasyonu, hukukun üstünlüğünü ihlalin başlıca aracı olagelmiştir. Bu müdahale ile Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğü, 48. maddesindeki çalışma ve sözleşme özgürlüğü, 49. Maddesindeki çalışma hakkı ve 35. maddesindeki mülkiyet hakkı ihlal edilmektedir.

‘Demokratik kamusal tartışma ortamını da etkiler’

* Bir medya kuruluşunun faaliyetlerinin durdurulması ve yönetimine el konulması, yalnızca ilgili kuruluşun haklarını değil, toplumun haber alma özgürlüğünü ve demokratik kamusal tartışma ortamını da etkiler. Basın özgürlüğü, yalnızca haberin yayımlanmasını değil, basın kuruluşlarının herhangi bir baskı altında kalmaksızın faaliyet gösterebilmesini de kapsar. Bağımsız idari otoriteler hukuk devletinin yıkımına giden bu yolun ortağı olmamalıdır. TMSF Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının korunmasında denetim yükümlülüklerine sahip bir kurumdur ve mülkiyet gaspına alet olmamalıdır.

* Anayasal bir kurum olan RTÜK devre dışı kalmış ve basin özgürlüğünün güvencelenmesinde işlevsizleştirilmiştir.

‘Zamanlaması ve sonuçları bakımından ayrıca önem taşımakta’

* Zamanlama olarak, Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmasının beklendiği gün yaşanan bu gelişmeler, zamanlaması ve sonuçları bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Savunmanın sesinin duyulmasının beklendiği bir günde basının polis ablukasına alınması, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

* Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz. Hukukun üstünlüğünü savunmak ve insan haklarını korumakla yükümlü İstanbul Barosu, Halk TV’ye yönelik bu hukuk dışı operasyonu yakından izlemektedir. İlgili makamları hukuka aykırı ve konusu suç teşkil eden emirler vermekten kaçınmaya; Anayasa’nın 137. maddesi uyarınca, kamu görevlilerini anayasal sorumluluklarına uygun davranarak bu emirleri yerine getirmemeye çağırıyoruz.

* Halk TV’ye yönelik hukuka aykırı müdahalelere derhal son verilmeli, yayın yeniden başlatılmalı ve TMSF’nin el koyma kararı geri çekilmelidir. Her yerde, her zaman, herkes için hukuk.

Halk TV soruşturması: Cafer Mahiroğlu dahil 17 kişiye gözaltı kararı

Halk TV’ye kayyım: Siyasilerden tepkiler

Gazetecilik örgütleri: Hiçbir kuruluşun güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıktı

Halk TV’ye kayyım atandı