İskoçya, bağımsızlığını kazanması durumunda kendi para birimini yürürlüğe koyabilir

İskoçya Bölgesel Hükümeti Başbakanı Nicola Sturgeon, İskoçya’nın Britanya’dan bağımsızlığını kazanması durumunda mümkün olan en kısa sürede yeni ‘İskoç sterlini’ni kullanıma koyacaklarını bildirdi.

Fotoğraf: Reuters

Sturgeon, İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta düzenlediği basın toplantısında, İskoçya’nın Britanya’dan ayrılması durumunda olabileceklere dair güncel argümanları özetledi.

Halihazırda İskoç para birimi oluşturmak için bir zaman çizelgesinin belirlenmediğini söyleyen Sturgeon, ancak Britanya sterlini kullanımının uygun vadede kısa süreceğini ve zamanı geldiğinde kendi para birimlerini kullanıma koyacaklarını açıkladı.

Sturgeon, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bağımsızlık konusunda İskoçya’nın bir İskoç sterlini benimseme politikasına geçmeden önce bir süre Britanya sterlini kullanmaya devam etmesini öneriyoruz. İskoçya, hala sterlini kullanırken, para politikasının birçok yönü Britanya Merkez Bankası’nca belirlenmeye devam edecek. Bununla birlikte İskoçya’daki parasal ve ekonomik koşulların gözetimi ve finansal istikrardan sorumlu bağımsız bir İskoç Merkez Bankası kurulacak.”

İskoç lider, bağımsızlığın kazanılmasının ardından Avrupa Birliği’ne (AB) yeniden katılmak için de çalışacaklarının altını çizdi.

‘Britanya’ya pasaportla giriş olmayacak’

İskoçya’nın, Britanya’dan ayrılması durumunda bunun ‘Birleşik Krallık ve İrlanda’nın geri kalanıyla ortak seyahat alanında kalması’ anlamına geleceğini belirten Sturgeon, şu ifadeleri kullandı:

“Bu, Britanya’daki akrabaları ziyaret etmek için herhangi bir pasaport kullanılacağı söylentilerinin tamamen saçmalık olduğu anlamına geliyor. İnsanların adalarımız üzerinde serbest dolaşımı eskisi gibi devam edecek.”

‘Liz Truss güvenilirlikten yoksun’

Britanya Başbakanı Liz Truss hükümetinin vergi indirimleri paketinin piyasalardaki olumsuz etkisini de sert şekilde eleştiren Sturgeon, ‘başbakanın en ufak bir güvenilirlikten yoksun’ olduğunu söyledi.

Sturgeon, İskoçya’nın, Birleşik Krallık içerisinde kalması durumunda ‘kemer sıkma, düşük büyüme, ücretler ve yaşam standartları’yla karşı karşıya kalacağı değerlendirmesinde bulundu.

İkinci bağımsızlık referandumu 2023’te olabilir

Sturgeon, 10 Ekim’deki açıklamasında, İskoçya’nın Britanya’dan bağımsızlığını kazanması için ikinci bir referandumun, Yüksek Mahkeme’nin lehte karar vermesi halinde 19 Ekim 2023’te olabileceğini duyurmuştu.

Britanya parlamentosundan izin alınmasını zorunlu kılan yasaya karşı mahkemeye başvuran Sturgeon, Yüksek Mahkeme’nin İskoç parlamentosunun referandum düzenlemeye yönelik yetkisinin olup olmadığını değerlendireceğini aktarmıştı.

2014 referandumunda bağımsızlık reddedilmişti

İskoç Ulusal Partisi, 18 Eylül 2014’deki referandumda, İskoçlar yüzde 55’le bağımsızlığı reddetmiş olsalar da Brexit’in durumu değiştirdiğini ve yeni bir referanduma ihtiyaç olduğunu savunuyor.

Brexit referandumunda, İngilizlerin aksine yüzde 62’yle karşı oy kullanan İskoçlar, istemedikleri halde AB’den çıkarıldıklarını belirtiyor.

Ancak yeni bir bağımsızlık referandumu düzenlemek için Britanya Parlamentosu’ndan izin alınması gerekiyor. Öte yandan Muhafazakar Parti’nin çoğunluğu elinde bulundurduğu 650 üyeli parlamentodan böyle bir iznin çıkması ‘imkansız’ görülüyor.

Bu nedenle bağımsızlık yanlılarının alternatif yollar deneyebileceği değerlendiriliyor. Bu seçeneklerden birini, parlamentodan izin alınmasını zorunlu kılan yasaya karşı mahkemeye gitmek oluşturuyor. Diğer bir yol ise merkezi hükümete rağmen referanduma gitmek ve olumlu sonuç çıkması halinde tek taraflı bağımsızlık ilan etmek.

Ancak bunun, Katalonya’da olduğu gibi gerginliğe ve merkezi hükümetin sert tepkisine yol açabileceği belirtiliyor. Aynı zamanda bu durumun, Katalanlar gibi İskoçların da AB’nin desteğini kaybetmesine neden olabileceği ifade ediliyor.

İskoçya ve Kuzey İrlanda halkları, Brexit’e karşı oy kullanmıştı

İngiltere, Galler, Kuzey İrlanda ve İskoçya’dan oluşan Britanya’da Haziran 2016’daki Brexit referandumunda yüzde 48’e karşı yüzde 52’yle AB’den çıkma kararı alınmıştı. Referandumda, İngiltere ve Galler “Evet”, İskoçya ve Kuzey İrlanda ise “Hayır” oyu vermişti.

Ülkenin AB’yle vardığı Brexit anlaşmasıyla Kuzey İrlanda’ya ayrıcalıklı bir konum verilerek fiili AB üyesi olarak kalmasına yol açan düzenlemeye gidilmiş fakat İskoçya, Britanya’yla aynı koşullarda 31 Ocak’ta AB’den resmen ayrılmıştı.