Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu “CHP dondurulmuştur” dedi.

İmamoğlu 23 Mart 2025’ten beri Silivri Cezaevi’nde tutuklu.
İlke TV’den gazeteci Ahmet Ayva’nın sorularını yanıtlayan İBB başkanı “CHP Erdoğan’dan medet umanların eline geçmiştir” diyerek mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu’na çıkıştı.
İmamoğlu’nun demecinden öne çıkanlar şöyle:
* Ben ve arkadaşlarım neden tutuklandık? CHP neden ve nasıl yalan ifadelerle kurgulanan davalarla, kayyımla ve polis zoruyla genel merkezine girilerek esir alındı? Sebebi şudur, bu ülkenin cumhurbaşkanı milletten ümidini kesmiştir, siyaset yapmayı bırakmıştır. Milletin hakkına girerek, insanları esir alarak, konuşanı susturarak, güçleneni bastırarak ama hep korkarak yol almak, ona artık geri dönüşü olmayan bir siyasi çöküşü yaşatmıştır.
‘Yapı var’
* Böylesine büyük bir siyasi erozyon içerisinde iktidardan gitmeden önce Cumhuriyete, demokrasiye, millete, siyasete, bürokrasiye, iş dünyasına, sanat ve spor camialarına karşı büyük bir yıkım operasyonu başlattılar. Bu yıkım operasyonunun üç ayağı vardır: Yargı-medya-siyaset.
* Yargının içinde hiçbir kural ve kaide taşımayan, hukuka ve nizama bakmadan siyasetin emirlerini harfiyen yerine getiren adalet düşmanı bir yapı var. Medya içerisinde hukuku ve devlet nizamını hiçe sayarak operasyonel habercilik kampanyası yürüten bir yapı var.
* Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP’ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve ‘Erdoğan sonrası’ için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var.
‘Ankara başsavcısı’
* Şimdi son kararnameyle bu zatın tüm yargıyı kendi ajandasına göre tasarladığını görüyoruz. Birlikte İBB iddianamesini hazırladıkları kişinin Ankara Başsavcısı yapılmasını bu millet nasıl yorumlasın yani? Koskoca Adalet Bakanlığı’nın, herhangi bir il başkanlığı zihniyetiyle ve ekipçiliğiyle yönetilmesini yargı mensupları ve hukukçular nasıl yorumlayacak?
* Ben yargı mensuplarına ve hukukçulara sesleniyorum: Böylesi vahşi bir siyasi yargı düzeni oluşturanlara sesini çıkarmayanlar, kendisini nereye, nasıl konumlandıracak? ‘Ama ses çıkaramazlar, konuşamazlar’ bahanesini kabullenmek ve devletin yargısı adına bunu kaldırmak mümkün değildir.
* Bakın işte, sesini çıkarmayana, hatta onlardan emir alana bile tenzili rütbe uygulanıyor. Biliyorum ki bu ülkede namuslu, liyakatli, derdi milletine ve devletine hizmet olan şerefli yargı mensupları da var. Onlar konuşmadan, uyarmadan, sesini çıkarmadan, millet de devlet de bu kara düzenden kurtulamayacak.
‘Milleti durdurmak için kırk takla atanlar var’
* Bir tarafta milleti durdurmak için kırk takla atanlar var, bir tarafta yalnızca milletine konuşan bizler var. Onların tahmin dahi edemeyeceği bir kararlılığa, inanca ve sabra sahibiz biz.
* Tarihimiz onları 19 Mart ve 21 Mayıs darbelerinin mimarları olarak hatırlayacak. 12 Eylülcülerle, 28 Şubatçılarla ve vesayetçilerle aynı sayfaya yazacak.
Kılıçdaroğlu yorumu: Dahili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem, ilgilenmiyorum
* Dâhili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem, ilgilenmiyorum da. Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kâle almamasını tavsiye ederim. Çünkü Türkiye’nin ondan çok daha önemli, çok daha ciddi meseleleri var.
* Benim gördüğüm, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletin gündeminden koparılmak istendiğidir. İktidarın en büyük arzusu da bu zaten. Çünkü onlar Cumhuriyet Halk Partisi’nin emeklileri, gençleri, işsizleri, çiftçileri, kadınları, kaçıp giden yatırımları, açlığı, umutsuzluğu konuşmasını değil; hukuk maşa yapılarak sanki bir iç mesele varmış gibi onunla meşgul olmasını istiyor.
‘Vesayet anlayışına döndürmeye çalışan bir yapıdır, sahibi de Erdoğan’dır’
* Siz kimsiniz, millete sormadan bu ülkenin siyaseti için karar alma yetkisini size kim verdi? 2026’da mıyız, yoksa 1996’da mıyız? Türkiye’yi eski karanlık yıllarına, vesayet anlayışına döndürmeye çalışan bir yapıdır bu, sahibi de Erdoğan’dır.
* Bugün Türkiye’nin ekonomisi çökmüştür, asayişi çökmüştür, gıda enflasyonu patlamıştır, teknoloji yarışında geri kalınmıştır, ülke doğum oranlarında Avrupa ülkelerinin bile altına düşmüş durumdadır. Belli ki ‘devlet aklı’ diyerek millete yutturmaya çalıştıkları yapı yeterli olamıyor bu ülke için. O yüzden biz millet aklını işleteceğiz.
* CHP birdir, zorla esir alınmış ve CHP delegesinden değil, Erdoğan’dan medet umanların eline geçmiştir. Zor kullanarak, şaibeli yargı süreçleri oluşturarak, medyada iftira kampanyaları düzenleyerek işgal edilmiştir CHP. Bu operasyon, 19 Mart’ta başlayan darbenin ikinci adımıdır. Sahibi de Erdoğan’dır.
* Erdoğan, bütün süreci kendi siyasi takvimine bağlamış bir şekilde yola devam ediyor. Elbette bölgemizde yaşananlar titizlikle hareket edilmesini gerektirir. Fakat özellikle sürecin toplumsallaşması nezdinde ne siyasette ne medyada ne de düşünce dünyasında bir adım bile hareketlenmenin olmaması, iktidarın niyetini gösterir.