Bu oyunda Türk-İş Başkanı Ergün Atalay bu yıl biraz değişiklik yaptı. Asgari ücretin “erkenden konuşulması”nın marketleri zam yapmaya teşvik ettiğini iddia etti. Böylece Atalay, iktidarın zamlardan kendi ekonomik politikalarını değil marketleri sorumlu tutan propagandasına asgari ücretin erken konuşulması ve yüksek rakamlar ifade edilmesini de ekledi! Atalay bu açıklamasıyla patronların ve iktidar sözcülerinin “Asgari ücret yüksek olursa enflasyon daha da azar. Onun için asgari ücret işvereni zorlamamalı” iddialarına rahmet okuttu!
“AÜTK toplanır ben de orada ne istediğimi söylerim” diyen Atalay, gelişen tepkiler karşısında AÜTK toplanmadan ama bakan ve patron temsilcileriyle konuşmasından sonra “Asgari ücretin 7 bin 785 TL’nin altında olması durumunda o masada olmayız” diyerek, racon keser bir üslupla konuştu. Ama Atalay’ın “olmazsa olmaz” dediği 7 bin 785 TL Türk-İş tarafından hesaplanan “açlık sınırı”ydı! Atalay’a tepkiler daha yükseldi.
Tepkiler gelince Atalay bir çark daha yaptı; “Açlık sınırını sanki asgari ücret olarak kabul etmişiz gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldı. Ben pazarlık masasında bana sorulduğunda, açlık sınırı ortada ben bunun üzerini konuşacağım demek istedim” diyerek açıklamalarını anlaşılmaz hale getirerek daha masaya oturmadan düşülen skandal tutumun üstüne tüy dikti!
Çünkü Atalay lafı ne kadar dolandırırsa dolandırsın “açlık sınırı”nın altında bir asgari ücrete imza atmayız diyerek “Açlık sınırında bir asgari ücrete razıyız” demiş olmaktadır.