İfşa rüzgarı: Üzgünüm faile taze fasulye kalmamış
İ

Bir an evde mi, ofiste mi bilmiyorum durdum dedim ki bir şeyler söylemeliyim. Her kadın bir şeyler söylemeli. Sosyal medyada paylaşımlara bakıyordum, ifşalar yine ifşalar, faillerin yanıtları, faillerin kadın arkadaşları, faillerin iş arkadaşları, sonra yine bir kadın, sonra yine bir açıklama ve döngü.

Suskunluğun döngüsü değil ama.

Fotoğraf: @sahratila/X

Patriyarka meğer bir karahindibaymış: Üfledik, uçtu

Parmaklarım şimdi klavyede tek tek harflere değiyor, aklımda tek bir şey var, ben bu yazıyı yazarken bir yerde bir kadın yaşadığı istismarı, şiddeti ve tacizi düşünüyor. Eline alıyor telefonu bırakıyor, emin olamıyor. Önünü ardını işin her faslını düşünüyor.

Sanırım bu yazıyı neden yazdığımı şimdi fark ediyorum, parmakları telefona giden ama yazmaya bir türlü cesaret edemeyen o kadınlar, kız kardeşlerim için yazıyorum. Herkes yazsın ve herkes konuşsun istiyorum. Bu çukurdan birlikte çıkacağız.

Türkiye’de her şey silikleşirken rengini tadını tuzunu kaybederken her dediğimiz şeyde kafamıza bir sopa vurulurken bir tek kadınların sesi daha gür çıkıyor, fark ettiniz mi? Herhalde yüzyıllardır yediğimiz o dayağın, o tepemize inen sopaların bizi artık korkutmaması.

Korku biraz da karahindiba gibi bir şey, birlikte üfledik dağıldı gitti garip hiçbir şeye benzemeyen o bitki.

Patriyarka da karahindibaya benziyor biraz. Nerede şimdi? Uçtu gitti mi?

Bir ayağa kalkışımız 8 büyüklüğünde bir deprem. Herkes bizi konuşuyor konuşacaklar da.

Çok uzatmayacağım bu yazıyı, dal budak salmayacak.

Bir önceki hafta aman ne olacak dedikleri fotoğrafçı ifşalarıyla başlayan süreci en başından beri takip ediyorum. Fotoğrafçılar, oyuncular, yönetmenler, müzayedeciler, eleştirmenler. Maşallah yüksek sanat tacizlerde baş köşeye oturmuş.

‘Brocular cemiyeti’

Dışardan her birimize ilginç gelen ve içinde yer almak istenilen dünyanın iç yüzü bu. Kendine Allah tarafından üstün bir yetenek, yakışıklılık vs. bahşedildiğini sanan o erkekler bir muktedir olarak karşısındaki kadını bir av olarak görebiliyor. Her şeyi yapmaya hakkı var, düzen onu koruyor, istediğini yapabilir. Yapmış da zamanında.

Ama gel gör ki bir ifşa kente düşen ilk bomba gibi, peşinden diğerlerini getiriyor. Hop her yer yangın yeri. Failler birden mimleniyorlar, görünür oluyorlar. Ordu gibi toplanıp bu sefer kadınlara karşı savunmaya geçiyorlar. Düzen bozulmasın aman, birbirlerini sevmeseler de kadınların her zaman yapamadığı bir çeviklikle birleşiyorlar.

Savaş hikaye, modern adıyla söylersek ‘brocular cemiyeti’. Kriz anlarında toplanıp tehlike geçince dağılıyorlar. Bayağı güçlüler arkaları sağlam, network onlardan sorulur, şiddet, dayak, taciz, tecavüz. Hukuka güvenleri tam. Yeri geldikçe tehdit de var tabii.

Durum buyken bir kadın nasıl bu kadar ‘yaygara’ koparabilir?

Aslolan şu ki bir kadının canı yanmışsa kıyamet bile kopabilir, bilmiyorsun fail kişi? Ama ilk şoku atlattıktan sonra hızlı öğreniyorsun. Hatta ‘kanıtlasın, böyle yapmışsam bunca zaman niye susmuş, kadınlar birleşip bana komplo kurdular, canları sıkıldı itibar suikasti yaptılar’ diyorsun.

Artık kusura bakma da biraz boş konuşuyorsun. Aynı anda 15 kadın senin tacizini anlatıyorsa sana tanıyı koymak zor olmuyor, tetkik de gerekmiyor. Adın fail oluyor. Bu faillikler cinsel bir saldırı, tecavüz girişimi ve şiddetle de türlü şekillerde ortaya çıkıyor.

Anlamazlığa yatmaman için tek tek sıralıyorum:

  • Fiziksel şiddet uygularsan şiddet failisin.
  • Cinsel şiddet uygularsan cinsel saldırı failisin.
  • Cinsel saldırı nedir diyecek olursan bir kadının, bir LGBTİ+’nin beden bütünlüğüne zarar vermek, o izin vermeden ona dokunmak, onu öpmek, cinsel organla taciz etmenin ötesinde daha da ileriye gidecek olursak tecavüz girişimine kadar her şey cinsel saldırıdır.
  • Bir kadın sana ‘hayır’ demişse ve sen bunun üzerine üstelemişsen, ısrar etmişsen bu da tacizdir.

Ama ben biliyorum ve sana tek bir konuda güveniyorum ey fail: Sen zaten kime ne yaptığını, neyin ne olduğunu biliyorsun, bilinç düzeyinde olamasa da bazen içten içe o huzursuzluğu taşıyorsun.

Oyunbozanlar uyku kaçırınca

Sloganda diyor ya ‘uykuların kaçsın ben ne zaman ifşa edileceğim diye’, uykuların kaçıyor çünkü biliyorsun. Tetiktesin hep ama hakkın da var, kadınlar asla unutmaz, mutlaka hesap sorar.

Şimdi faillerle empati yapan hatta bazısı kız çocuk annesi kadınlar var. Nasıl olur, kim, neden, niye diyorsun?

Diyor ki şarkıcı bir kadın, sekülerliğin kalesi olarak görüyor kendini bu arada: “Suçu ispat edilene kadar herkes masumdur.”

Bu empati gücüne gıptayla bakmakla beraber 15 ifşa hakkında bir şey demiyor. Kendisi hiç erkek şiddetine uğramamış olabilir mi, mümkün mü bu? Cevabı biliyoruz ama yine de size bırakıyorum.

Derken biri fasulyeden söz açıyor. N’apmış kadın dövmüş, suçu sabit, cezasını almış, kim Ozan Güven.

(Güven, eski sevgilisi Deniz Bulutsuz’a şiddet uyguladığı iddiasıyla açılan davada ‘kasten yaralama’ suçundan iki yıl üç ay hapis cezasına çarptırılmıştı.)

Bir oyundan ayrılıyor tepkiler üzerine. Adam bile kendini savunmak için iki kelam edemiyor, yılların oyuncusu kadın rol arkadaşı bu adam açlıktan ölsün, para kazanmasın mı diyor? ‘Evde aç oturma, gel taze fasulye var’ diye arkadaşına sesleniyor.

Günay Karacaoğlu’nun Instagram paylaşımı şuydu:

Fasulye nimettir, failse fail

Aç kalmamak, işsiz kalmamak, bu fail adamları koruyanlarca dışlanmamak için susan mağdurlara da bir tabak koysaydınız. Fasulye nimettir, çöp etmeseydiniz.

Failleri savunan bu kadınlar, biraz yaşlı bir insan gibi konuşacağım, çocukları ya da kendileri aynı şeyi yaşadığında böyle mi tepki verecek?

Siz böyle tepki verseniz de biz sizi savunuruz. Korkmayın feminist bir kadın sevsin sevmesin, kendinden görsün görmesin bir kadını-lubunyayı bir faile tercih etmez.

Sara Ahmed’in deyimiyle feminist ‘oyunbozan’lığın kitabında bu yazmaz.

Tacizleri, ifşaları çıksa bile dostlarını, sevgililerini, eşlerini koruyanlara ne demeli bilmiyorum. Birinin bedenini alanını ihlal eden kişi ilişkide, birliktelikte evlilikte de her alanı bir ihlal mahaline dönüştürecektir. İçinde bulunduğunuz şey belki de bir ihlaller zincirdir. Çıkın oradan, kolay değil biliyorum, uzanan o eli tutun.

İrini temizlemek

Çok şey söylemek için oturdum bu yazının başına, tek tek isim isim o adamların adını yazmayacağım. Tek tek paylaşıyoruz, görüyoruz.

İfşalar devam edecek görünen o. Daha sırası gelmemiş alanlar var, bakalım oralarda bir şeyler değişecek mi? Her şey çok yeni. X’te bir kişinin de yazdığı gibi bu ifşalar öncekilere benzemiyor. Bir iki günde dinmedi, dinecek gibi değil.

Bir haftada o kadar çok pislik döküldü ki ortalığa hepimiz iğrenerek bakıyoruz her yüze, bu da fail olabilir belki şu da, o da.

Ortaya çıkan şey biraz irin, cerahat gibi. İyileşmesi için bir cerrahın yarayı açması gerekiyor. Neşteri vurması, iltihabı temizlemesi.

İrini görmek mide bulandırsa da bu yaranın iyileşeceğinin habercisi.

Korkmayın, anlatın canım kadınlar. Hikaye/niz asıl şimdi başlıyor.

Okuma önerisi: Aksu Bora-Sen Uçuşu Hatırla