İstanbul halkı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından hazırlanan konser alanındaki etkinliklerle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu Sultanahmet Meydanı’nda yaşadı. Akşam saatlerinden itibaren alanı doldurmaya başlayan binlerce vatandaş, Türk bayraklarıyla şölene katıldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu da, vatandaşların coşkusuna eşlik etti.

Etkinlikte konser veren Şevval Sam, “Bir kadın olarak sahneye çıkıp şarkı söyleyebiliyorsam bunu Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyum. Ekrem Başkan, zor bir yolculuğa çıktı. Hepimiz elimizi taşın altına sokup, ona yardımcı olmalıyız” dedi. Daha sonra Şehir Tiyatroları sanatçıları Cumhuriyet Oratoryosu’nu sahneledi. Nazım Hikmet’in Kurtuluş Savaşı Destanı şiirinin ve Halide Edip Adıvar’ın 23 Mayıs 1919’da Sultanahmet Meydanı Mitingi’nde yaptığı konuşmanın da oyunlaştırıldığı oratoryo vatandaşlardan büyük alkış aldı.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu da, sahneden vatandaşları el ele selamladı. İmamoğlu, meydanı dolduran on binlerce vatandaşa, “Sultanahmet meydanını özgürlük ve bağımsızlık aşkıyla dolduran. Neşesi, enerjisi ve coşkusuyla içimize umut veren. Geceyi ve geleceği aydınlatan, her yaştan gençler. Cumhuriyet sevdalıları. Dünyanın en önemli kentinin dört bir yanından gelerek bu alanı dolduran sevgili İstanbullular… Hepiniz hoş geldiniz” sözleriyle seslendi.

İmamoğlu konuşmasında daha sonra şöyle dedi: “100 yıl sonra özgür ve bağımsız bir ülkede cumhuriyetimizi kutluyorsak, bunu kendimize ve önderimize, milletimizin Gazi Mustafa Kemal’e olan bitmek bilmez inancına borçluyuz. 29 Ekim 1923, ulusal egemenliğimizin simgesi Cumhuriyetimizi tüm dünyaya ilan ettiğimiz gündür. Biz, tam 96 yıldır özgür ve bağımsız bir milletiz. Her birimiz farklıyız. Çok sesli ve çok renkli bir ülkeyiz. Ama biz ayrışmayı değil, Cumhuriyet değerleri etrafında birleşmeyi seçtik. Onun için böyle güzeliz. Onun için böyle güçlüyüz. Bugün bu ülkede yaşadığımız tüm güzellikler, burada gördüğümüz bu eşitlik ve kardeşlik tablosu, kendimize olan güvenimiz, geleceğimize duyduğumuz umut. Bütün bunlar Cumhuriyet sayesindedir. Cumhuriyet; eşit yurttaşların ortak ilke ve idealler etrafında birliği üzerinde yükselir. Cumhuriyet insan onuruna dayalı, gönüllü bir birliktir. Cumhuriyet; milletin iradesine dayalı bir devlet düzeni demektir. Cumhuriyet rejiminde siyasal iktidarın kaynağı yalnızca ve yalnızca millettir. Millet, iradesini, seçtiği temsilcileri aracılığıyla ortaya koyar. Bu nedenle milli irade, iktidarıyla muhalefetiyle bütün milleti kapsar.
Cumhuriyet; ne kanunla ne de uygulamalarla hiç kimseye hiçbir gruba ayrıcalık tanımaz. Cumhuriyet ve demokrasi birbirlerinden güç alır; birbirlerine anlam, değer ve güzellik katar. Demokrasi için ‘sandık’ şarttır ama yeterli değildir. Seçimle gelmiş olmak, yöneticilere demokrasinin temel ilkelerini ihlal etme, rafa kaldırma hakkını vermez. Demokrasilerde vatandaşın yönetime katılımı, yöneticileri seçmekten ibaret olamaz. Vatandaşlar yalnızca seçimden seçime iradelerini ortaya koyarak değil, merkezi ve yerel iktidarların tüm karar alma süreçlerine etki ederek de yönetime katılabilmelidir. Demokrasi, vatandaşların din ve vicdan özgürlüklerinin de güvencesidir. Bir rejimin demokrasi olabilmesi için, özgür ve dürüst seçimlerin yanı sıra kuvvetler ayrılığı, hukuk devleti, çoğulcu ve katılımcı bir siyasi ve sosyal yapı, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, yöneticilerin hesap verebilir olmaları gibi ilkelerin de hayata geçirilmesi gerekir.

Cumhuriyetin ve demokrasinin bu yüce anlamını bilen sizler, 16 milyon İstanbullular, 96 yıl sonra, bir kez daha bütün dünyaya ilham kaynağı olan bir irade sergilediniz. Her türlü adaletsiz koşullara rağmen, hem 31 Mart’ta hem de 23 Haziran’da, iki seçimde birden Cumhuriyet’imize, demokrasimize ve özgürlüklerimize sahip çıktınız. Sizlere dayatılan tek renkli ve tek sesli yönetim anlayışını elinizin tersiyle iterek, dünyaya örnek olacak bir seçim sonucunu gelecek nesillere armağan ettiniz. Bugün dünyanın her tarafında sizlerin bu yıl yapılan iki seçimde birden ortaya koyduğunuz o cesur sonuç konuşuluyor. Hep beraber ve son derece gür bir sesle tüm dünyaya, demokrasiden ve özgürlükten yana olduğunuzu göstermiş oldunuz. Demokrasinin, hukukun, özgürlüğün, birlik ve beraberliğin yanında olduğunuzu, bu güzel cumhuriyetin ve bu güzel ülkenin gerçek sahibi olduğunuzu herkese bir kez daha ilan ettiniz. Sizler, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada demokrasiye öncülük ettiniz. Tüm dünyaya 96 yıl sonra bir kez daha örnek olacak yüce bir millet olduğunuz ispat ettiniz. Bunun için hepinize içtenlikle minnettarım. Sağ olun, var olun.”
İmamoğlu çifti, konuşma öncesinde Şevval Sam ve Fahir Atakoğlu’na yaptığı kulis ziyaretinin aynısını Athena Grubu’nun ikiz kardeşleri Gökhan ve Hakan Özoğuz’a da yaptı. İmamoğlu, Özoğuz kardeşlerin, “Nasılsınız” sorusuna, “Çok iyiyiz. 10 numarayız. Her şey çok güzel olacak. Devam edecek olmaya. Ben diyorum ki, ‘Öyle her şey çok güzel oldu’ ucuz olur. Öyle yok! Her gün çok güzel olacak. Daha başlangıç” yanıtını verdi. Gökhan Özoğuz da İmamoğlu’na, “Ama çok güzel bir noktada, çok güzel bir ilerleyiş var. Hepimiz, hislerimizle beraber sizinle beraberiz” karşılığını verdi.