Yine mesela bir Kürt veya Alevi, istediği kadar aynı söylemleri kursun, aynı yerlerde yemek yesin, aynı partilerde sosyalleşsin, bu beyaz sınıfla asla eşitlenemez. Aleviler veya Kürtler, beyazlarımızın uygun şartlarda kullanacağı ama ‘son kullanma tarihi’ de üzerinde olan, işlevsel manivelaları olabilir sadece.
Beyazların çözüm süreci başladığında, PKK Gezi’ye ‘teşrif etmeyince’ Kürtleri keşfetmeleri bir tesadüf müydü sizce? Ya da birden Alevi sevgilerinin depreşmesi ve iktidarında 800’den fazla cemevi açılan Ak Parti’yi elbirliğiyle ‘Alevi düşmanı’ ilan etmeleri tesadüf müydü? Batılı ülkelerde beyazlık, aynı zamanda ‘beyaz suçluluğu’ (white guilt) diye bir kavramla da beraber anılıyor.
Kabaca, ezilen sınıflara baskı uygulayıcıları ‘beyaz’ sınıftan olduğu için, geçmişte yapılan ve sonuçları nesiller boyu süren ayrımcılığın duygusal yükünü, o cürmü işlememiş olan beyazların da hissetmesi anlamına geliyor.