‘Havuz medyası’ olarak bilinen grupta yer alan Sabah gazetesi, ‘firari’ ilan ettiği Zaman gazetesinin eski genel yayın müdürü Ekrem Dumanlı’nın ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle yargılanacağını öne sürdü.

‘Dumanlı, terör örgütünün beyni’ manşetiyle çıkan gazete, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İrfan Fidan’a dayandırdığı haberinde, Dumanlı’nın ‘Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, siyasi ve askeri casusluk ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya ve görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’le suçlandığını yazdı.
Sabah’a göre, Dumanlı yakalanırsa ‘Darbeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ve ‘Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek’ suçundan da 22.5 yıla kadar hapis talebiyle yargılanacak. Gazete dün de ‘Dumanlı firarda’ başlığıyla manşetten duyurduğu ‘özel’ haberinde, Dumanlı hakkında 18 Eylül’den beri yakalama kararı olduğunu öne sürmüştü.
Ethem Sancak’ın gazetelerinden Akşam ise, Dumanlı’nın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı dinlettiğini öne sürdü.
Dumanlı: Ben ve avukatlarım neden bilmiyor?
AKP’ye yakın gazeteler tarafından ‘firari’ ilan edilen Zaman gazetesinin eski genel yayın müdürü Ekrem Dumanlı, “Yandaş medya 50 gündür arandığımı yazmış. Bunca zamandır aranıyorsam bunu ben ve avukatlarım neden bilmiyor?” diye sordu.
Algı operasyonundan ibaret
Dumanlı, kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Savcılık ‘soruşturmanın gizliliğini ihlal’ edeceğine beni çağırabilir, ifademi alabilirdi. Soruşturmada iyi niyet de görmüyorum adalet de. Yapılanları kamu vicdanına ve Allah’a havale ediyorum” dedi.
Zaman’ın haberine göre Dumanlı’nın avukatları da müvekkilleri hakkında savcılık tarafından kendilerine ulaştırılan bir tebliğin olmadığını belirtti. Avukatlar tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Eğer savcılığın bir konuda ifade alması gerekiyorsa, 50 gündür bunu normal yoldan yapıp müvekkilimizi ifadeye çağırması gerekirdi. Böyle yapmayıp, müvekkilimiz hakkında var olduğu iddia edilen yakalama kararının 50 gün bekletildikten sonra bir kısım medyaya servis edilmesi kötü niyetlidir, müvekkilimizi itibarsızlaştırmaya yönelik bir algı operasyonundan ibarettir.”