Bilim, yerleşik kabulleri sorgulayan yeni fikirler sonucunda gelişir. Akademik özgürlüğü güvence altına alan yasal düzenlemeler güçlendirilmeli, akademisyenlerin iş güvencesi artırılmalı, akademisyenlerin sendikalaşmalarının önü açılırken mütevelli heyetlerinin yetkileri dengelenmelidir. Rektör ve üst yönetim atamalarında liyakat esas alınmalı, üniversitelerin mali yapısı şeffaflaştırılmalı, öğrenim ücretleri tespitinde gerçek enflasyon rakamları dikkate alınmalı, yasal üst sınır getirilmeli, burs sistemi ise geliştirilmelidir.
Her şeyden önce eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıracak parasız kamu eğitimine öncelik tanıyarak, devlet üniversitelerinin güçlendirilmesi için çaba sarf edilmelidir.
Vakıf üniversitelerinin ilan ettiği yüksek düzeydeki öğrenim ücretleri, yalnızca eğitim ekonomisinin değil, Anayasa’nın fırsat eşitliği, yükseköğretimin kurumsal niteliği ve sosyal devlet anlayışı açısından tartışılmalıdır. Vakıf üniversitelerinin ticari bir işletme değil, Anayasa’nın 130. maddesine uygun olarak kamu hizmeti sunan bilim kurumları olarak işlev görmeleri şarttır.