Karşılarına çıkan engelleri görmüyorlar bile; öylesine, öylesine demek kimi zaman, hayır çoğunlukla ölüm demektir, çöl demektir, deniz, aşılması güç duvarlar, sınır muhafızlarının her an tetiğini çekmeye hazır oldukları silahlar demektir. En dehşet verici olanı da onları sürekli denetlenmesi, azaltılması gereken sayılar olarak gören politikacılardır. Ama yine de göç edenleri, yollara düşenleri, deniz aşanları durdurmak mümkün değildir. Neredeyse önceki yüzyılın son çeyreğinden bu yana hep sınır geçiyorlar. Rotaları bellidir; Güney’den Kuzey’e, Doğu’dan Batı’ya, yoksulluktan zenginliğe, işsizlikten ucuz işgücü olarak iş bulmaya, başarabiliyorsa ölmemeye, çocuklarını kurtarmaya.