Gülse Birsel: '75 milyon benzemez'in ülkesinde çare, herkesi koruyan bir adalet sistemi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

75 milyon benzemezden oluşan bir ülke burası. Benim ailemden üç ayrı partiye oy çıkıyor! Ülke yönetiminde sevgi, kin, gıcıklık, kokulu öpücükler filan yoktur ki. 75 milyon birbirinden nefret de etse, herkesi koruyan, eşitleyen ilkeler ve adalet
vardır.

Bu evrensel ilkeleri benimseyip etkili şekilde uygulayacağına vatandaşı inandır, kazan! Ondan sonra ister Nurcuları seversin, ister Heavy Metal’cileri! Parti içinde bazıları filanca tarikattan nefret eder, bazısı tüm içki içenlere kıl olur! Demokrasiye inandıktan sonra şahsi fikrinden bize ne? Senin siyasetçi olarak görevin, bütün bu ayrı telden çalan insanların temsil edilmesini, eşitlik içinde, özgürce, kardeşçe yaşamasını sağlamak!

Hop bak döndük nereye: Özgürlük, eşitlik, kardeşlik! Tee Fransız İhtilali’nde ortaya çıkmış, dönem dönem altı farklı doldurulan, yenilenen, benim çok değerli bulduğum üç kavram. Selahattin Demirtaş aslında bu üç kavramı nar filan gibi kendi teşbihleriyle anlatıp oylarını ikiye katladı. “Kürtçülük” korkuları olmasa, Demirtaş’ın tüm ülkeyi kucaklayabileceğine gerçekten inanılsa, beşe de katlayabilirdi.

Meselenin “Birden ona kadar Nurcuları sevme skalası olsa, onları hangi rakam kadar seviyorsun” gibi saçma sorularla ilgisi yok.

Gülse Birsel’in yazısı