Galip Dalay: Kürt meselesi, Türkiye'nin Suriye politikasını esir almış

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de HDP’li belediyelere kayyum atanır atanmaz belediye tabelalarında, parklarda, bahçelerde ve diğer umumi yerlerde Kürtçenin sildirilmesi girişiminin benzerlerini Suriye’ye yapılan askeri operasyonların sonrasında da şahit olduk.

Türkiye’nin gerek Afrin gerek Kuzeydoğu Suriye operasyonundan sonra yaptığı faaliyetlerin başında yine Kürtçenin kurum, kuruluş isimlerinden ve tabelalardan çıkarılması geldi. Kürtçe’nin kamusal alanda görünmez kılınması veya kamusal yaşamın dışına itilmesi neredeyse her iki durumda da ilk yapılacaklar listesinin başına yazılmış gibiydi. Bu tutum merkezî bir irade veya kararın eseri mi bilinmez. Fakat bu tutum merkezî bir kararın olmasa dahi merkezî bir zihniyetin eseri olduğu aşikar. Kürtçeyi, mahkeme kayıtlarında bilinmeyen dil ve Meclis tutanaklarında ise x dili olarak kodlayan zihniyet. Türkiye’nin dününü esir alan ve bugününün üzerine de karabasan gibi çöken zihniyet. Ne yazık ki, Türkiye’nin bu şekilde sınırları aşan Kürt veya Kürtçe sorunu onun sadece iç politikasını değil aynı zamanda dış politikasını da felç ediyor. Siyasal yaratıcılığını öldürüyor. Mevcut haliyle, Kürt meselesi bütün cesametiyle Suriye’ye ihraç edilmiş ve Türkiye’nin Suriye politikasını esir almış durumunda.

Galip Dalay’ın yazısı