Fatma Çelik: Devlet ciddiyeti spor yaparken takım elbise giymek değildir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir vali makamında elbette devleti temsil eder. Resmî törenlerde devletin vakarına uygun giyinir. Ancak sabah sporunu yaparken bir bisikletçinin giydiği teknik kıyafeti giymesi kadar doğal ne olabilir?

Bugün dünyanın gelişmiş şehirlerinde belediye başkanlarını bisikletle işe giderken, bakanları maratonlarda koşarken, devlet yöneticilerini halkla birlikte spor yaparken görmek kimseyi şaşırtmıyor. Çünkü modern yönetim anlayışı, yöneticiyi toplumdan uzaklaştırmayı değil, toplumun içinde tutmayı amaçlıyor.

Devlet ciddiyeti; spor yaparken takım elbise giymek değildir.

Devlet ciddiyeti; görevini hukuka uygun, tarafsız, dürüst ve liyakatle yerine getirmektir.

Sporun da kendi kuralları vardır. Nasıl bir yüzücü mayosuyla, bir judocu judogisiyle, bir kayakçı tulumuyla yarışıyorsa, bisikletçi de teknik kıyafetiyle pedal çevirir. Bu bir tercih değil, sporun doğasıdır.

Görevinden ayrılırken yaptığı açıklama ise dikkat çekiciydi. Tartışmayı büyütmedi. Kırgınlık dili kullanmadı. Kendisini “yelken, kürek ve bisiklet sporcusu” olarak tanımladı; sporun spor kıyafetiyle yapıldığını ifade etti ve “Karar büyüklerimizin takdiridir.” diyerek polemiğe girmedi.

Fatma Çelik’in yazısı