Fatih Yaşlı: Cumhuriyet'te yönetimi alan ekipteki kimi isimler 'ikinci yetmez ama evetçilik' yapabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Cumhuriyet’teki kavga, basit bir gazete sahipliği kavgasının ötesinde ideolojik bir kavgadır. Tek tek kişiler ya da onların davranışları, ahlakdışı birtakım yöntemlere başvurulması vs. bunlar ancak bu ideolojik kavganın yansımaları ve daha az önemli parçaları olarak görülebilir. Tarafların kimler oldukları ise nettir. Bir tarafta açıkça liberaller/liberal solcular vardır, öte yanda ise Atatürkçüler/Kemalistler/sol-Kemalistler bulunmaktadır. Taraflarla geçici ittifaklar kurmuş ya da yan yana gelmiş tek tek isimlerden söz etmek mümkünse de, saflaşma böyledir. Bunun sonucunda çok değerli gazeteci arkadaşlarımızın işine son verilmiş olması ya da istifa etmeleri ise saflaşmanın ne üzerinden yaşandığı gerçeğini değiştirmez, o arkadaşlarımız maalesef bu saflaşmanın mağdurları olmuşlardır ve eminim ki işlerinin haklarını vermeye devam edecekleri yeni mecralar bulacaklardır.

Gazeteye geleneksel çizginin sahip olması iktidar partisini sevindirmiş midir? Liberallere kıyasla bu isimleri ehven-i şer olarak görüyor ve “antiemperyalizm masalı”nı Atatürkçü kitlelere benimsetmekte bu ekibin daha işe yarar olduğunu düşünüyor olabilirler. Yönetimi tekrar alan ekipteki kimi isimlerin, benim “ikinci yetmez ama evetçilik” diye adlandırdığım şekilde buna teşne olduğu da söylenebilir. Öte yandan tüm bunlar iktidarın gazeteye yönelik doğrudan bir operasyonu mudur? Hiç sanmıyorum. Tarihsel çizginin ve geleneğin mekanizmalarının ağır bastığını söylemek daha mümkün görünmektedir. Peki gazete iktidar çizgisinde mi yayın yapacaktır? Bu sorunun yanıtı için de henüz erkendir. Az önce söylediğim üzere “antiemperyalizm masalı” üzerinden tıpkı Aydınlıkçılar gibi bir tutum alabilirler, ancak öte yandan gazeteyi Kemalist bir muhalif çizgiye oturtmaları ihtimali de vardır ve bunu zaman gösterecektir.

Fatih Yaşlı’nın yazısı