Cumhur İttifakının, ‘Kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ mantığı ile baktığı İstanbul seçimlerinin türlü numaralarla yenilenmesi dayatıldı. Erdoğan’ın ‘topal ördek’ ifadesini kullanarak çalıştırmayacakları mesajını verdiği Ekrem İmamoğlu, bu kez açık ara seçimi kazanınca baskı süreci zamana yayıldı.
İmamoğlu’na YSK’ye ahmak dediği iddiasıyla verilen siyasi yasak kararı tüm bu sürecin bir devamıdır. Duruşma öncesi hakim değiştirerek verilen bu yasak kararına konu ‘ahmak’ ifadesinin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendisine yönelik olarak aynı ifadeyi kullanmasına karşı gazetecilerin yorumunu sorması üzerine ifade ettiği ve bu nedenle Soylu’nun da kendisine dava açtığı bilindiği halde, o davadan değil, İmamoğlu’na siyasi yasak getirme potansiyeli olabileceği düşünülen YSK’ye hakaretten bu ceza verildi.
Bu arada hatırlatalım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrin operasyonuna karşı çıkan ve milletvekillerine mektup gönderen 170 aydın hakkında, “Vicdansız, hain, ahlaksız, adi, terör yardakçısı” demiş, aydınların bu nedenle kendisi hakkında açtığı 1 liralık tazminat davasında Erdoğan’ın Avukatı Ahmet Özel şu savunmayı yapmıştı: “İfade özgürlüğü şoke edici veya rahatsız edici bilgi ve düşünceler için de uygulanır.”
Erdoğan, aydınlara küfür ettiğinde bu ifade özgürlüğü kapsamında oluyor, ama belediye başkanlığını içine sindiremediği İmamoğlu’nun ‘ahmak’ ifadesi siyasi yasağı hak eden bir ifade oluyor. Üstelik duruşma öncesi hakim değiştirerek verilen bir karardan bahsediyoruz.