Akılla ya da mantıkla değil, sadece ve sadece bir siyasi hesapla, körü körüne bir inançla papağan gibi aynı şeyi tekrar edip durdular: HDP, PKK ile arasına mesafe koymadı. HDP, PKK’yi kınamadı.
Senin istediğin mesafeyi koymuş olsaydı, 2 yıllık çözüm sürecini kim götürecekti? Kandil’e sen mi gidecektin? Kandil seni mi dinleyecekti? İmralı’ya sen mi gidecektin? İmralı sana mı anlatacaktı? CHP kınıyor PKK’yi. MHP de kınıyor PKK’yi.
Kınamak ise en hayati vasıf, AKP niye CHP ya da MHP ile yürütmedi çözüm sürecini. Kınamak da tam onların istediği formatta, onların bellediği kelimelerle olacak.
“O polisler öldürülmemeliydi. Ben bir sivil olarak savaşın iç mantığına gerekçe bulamam. O polislerin cenazesine gitmeyi, annelerinin ellerini öpmeyi çok isterdim. Onların kardeşleri benim kardeşim, çocukları benim çocuklarım gibidir” diyor Demirtaş.
Hayır, PKK’yi kınamamış.
“Kandil ile barışı yürütme üslubumuz örtüşmüyor. Her konuda anlaşmıyoruz. Onların meselelere biraz daha Türkiye siyasetinden bakması lazım. Ama anlaşmamız da gerekmiyor. İki farklı yapıyız. Aramızda bir ast üst ilişkisi yok” diyor Demirtaş.
Hayır, PKK ile arasına mesafe koysun.
Tam olarak ne yapması lazım, ne deseydi HDP sizce, ne yapsaydı Demirtaş da bugün çatışma çıkmazdı. Elinizi aklınızın üstüne koyun ve dürüstçe cevap verin.